Mesaj Panosu
-
-
29 January 2013 Tuesday 10:46:59
ayçanur ben beş yemek kaşığı susuz tanelerini yiyiyorum yanibu durumda yarım porsiyon mu oluyor?
-
-
29 January 2013 Tuesday 10:35:58
kızlar günaydın::) diyet süper gidiyo..bugunkü mönümde kuru fasulye var 1 porsiyon kaç yemek kaşığına eşit biliyormusunuz....
-
29 January 2013 Tuesday 09:52:22
6 öğün yiyin diyolar ama ben de en fazla 4-5 öğün yiyorum. O da kahvaltıdan sonra belki bir meyve ya da kahve, öğle yemeği, akşam yemeği, meyve . Acıkanlar ara öğünde 50 kaloriyi geçmicek şekilde yese yine kilo almazlar ama ben acıkmadıkça yemiyorum
-
28 January 2013 Monday 23:27:50
hani bi tabir var ya az ama sık yiyin diye ben uzun zaman bunu denedigimde ise yaradıgını görmedim aksine hep ögün azaltınca ve az yiyince kilo verebildigimi düsünüyorum.bu sekilde uygularsam saglıklı sekilde mi kilo veririm bilgilendirirseniz sevinirim :)
-
28 January 2013 Monday 23:01:31
Aysen leblebi süper tok tutuyor ,eğer benim gibi akşam yemeğinin erken yedikten sonra şöyle 9-10 gibi miden kazınıyorsa süper oluyor 1-2 avuç leblebi. Hem kaloriside çok az..
-
-
28 January 2013 Monday 21:40:17
HAYATA DAİR
Meksika’da İnka tapınaklarına çıkmak isteyen Avrupalı bir grup arkeolog, birkaç yerli rehberle yola koyuluyor. Dağın tepesindeki tapınaklara giden uzun yolu, kısa bir sürede yarılıyorlar. Aynı hızla tempoyla biraz daha yol aldıktan sonra, yerliler kendi aralarında konuşup birden yere oturuyor ve böylece beklemeye başlıyorlar. Tabii Avrupalı arkeologlar buna bir anlam veremiyorlar.
Saatler sonra, yerliler kendi aralarında konuşup tekrar yola koyuluyor ve sonunda tepenin üstündeki görkemli İnka tapınaklarına geliyorlar.
Arkeologlardan biri, yaşlı rehbere soruyor; “hiç anlayamadım, niye yolun ortasına oturup saatlerce yok yere bekledik? “
Yaşlı rehberin cevabı o kadar güzel ki; “çok kısa sürede çok hızlı yol aldık, ruhlarımız bizden çok uzakta kaldı. Oturup ruhlarımızın bize yetismesini bekledik…”
Niye içimiz de hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığımızı, niye mutlu olmayı beceremediğimizi, niye kendimiz olmayı başaramadığımızı ve “niye” ile başlayan daha bir dolu sorunun cevabını açıkça veriyor İnkalar’ın yaşlı torunu.
Çünkü bu hayat içinde o kadar hızla yol alıyoruz ki, ruhumuz çok arkada kaldı, hatta onu nerelerde unuttuğumuzu bile hatırlayamıyoruz. Çocuğunu kaybeden annelerin çılgınlığında bir sağa bir sola saldırıyoruz hepimiz, ama bir farkla, biz neyi aradığımızı bile bilmiyoruz… Herkes bir arayış içinde, ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor. Sanıyoruz ki cok paramız, sürekli yükselen bir kariyerimiz, bahçeli bir evimiz, spor bir arabamız olunca biz de çok mutlu olacağız. -