Mesaj Panosu
-
21 September 2014 Sunday 23:11:55
Yağlı balıklar, yumurta, fındık, badem, keten tohumu yağ yakımını hızlandıran esansiyel yağ asitlerinden zengindir. Her gün tüketilen 10-15 adet fındık, 20 adet badem veya 6 adet tam ceviz ara öğünlerde yiyebilirsiniz. Salata, çorba veya yoğurdunuza 1 yemek kaşığı kadar katabileceğiniz keten tohumu da metabolizmanız üzerine olumlu etki gösterecektir. Araştırmalar balığın özellikle kadınlarda leptin seviyesini dengelediği de bilinmektedir. Leptin, iştahı baskılayan, insulin salınımını etkileyen bir hormondur. Haftada 2 kere 200 gramı geçmeyecek kadar balık yemek hızla zayıflamanıza, basen ve bel bölgesindeki yağların erimesine yardımcı olacaktır. Günde 1 adet yumurta basen bölgesi yağlarınızın erimesini kolaylaştıracaktır.Acı biberde bulunan kapsaisin adlı madde metabolizmayı % 23 hızlandırmaktadır. Günlük aynı kaloriyi alıp ama yemeklerine acı biber ilave edenlerin etmeyenlere göre daha hızlı kilo verdiği yapılan araştırmalarca da desteklenmekte. Her öğünde bolca taze veya közlenmiş acı taze biber veya acı pul biber kullanın. Böylece kalıcı yağ depolarınızın erimesini hızlandırmış olursunuz.
-
18 September 2014 Thursday 10:39:35
size spor oncesı harıka bı içecek öneriyim:) akşamdan 1lt suya 1lımonu halka halka doğrayın,nane,tarçın atıp dolaba koyun sabah spora gıtmeden 2 3 bardak için sporda yakıyo sızı terletıyo ve tarçın zayıflamaya çok yardımcı:)
-
13 September 2014 Saturday 18:37:01
Paylaşımlar şçin sahiden çok teşekkürler:-) Bir paylaşım da benden gelsin madem. Sütten vazgeçemeyenler sevinebilirler
Fazla kilolardan kurtulmak ve özellikle de göbek yağlaını eritmek için, sütten faydalanmak mümkün. Yapılan çalışmalar, sütün içeriğindeki kalsiyum sayesinde, günde iki bardak süt tüketiminin bir ayda 2-4 kilo yağ kaybı sağladığını ortaya koyuyor.
Kan şekerlerinin düştüğü ikindi öğünü ve gece yatmadan önce içilecek birer bardak tarçınlı süt, yüzünüzü güldürmeye aday. Ancak ister beyaz ister esmer "sofra şekeri" denilen rafine şekerin günlük hayattan çıkarılması şart.
Vitaminden minerale, proteinden kalsiyuma eşsiz içeriğiyle, en temel gıda maddelerinden süt. Kemikleri güçlendirmesinden tansiyonu düzene sokmaya yardımcı olmasına dek vücuda çok sayıda faydası, bilinenler arasında.
Bir de bilinmeyenler var. İşte onlar da yeni yeni keşfediliyor. Yapılan çalışmalar, sütün mucizevi bir faydasını ortaya çıkardı. Günde 2 bardak süt içerek, fazla kilolarınızdan ve yağlarınızdan kurtulabilirsiniz! Acıbadem Ataşehir Hastanesi'nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Oya Yüksek,sütün özellikle de tarçın veya tarçın kabuğuyla tüketilmesinin etkiyi artırdığını belirtiyor.
Göbek yağlanmalarına günde 2 bardak süt
Doğduğumuz günden itibaren en temel gıda maddelerinden olma özelliğini taşıyor süt. Vücudumuzun ihtiyacı olan protein, yağ ve karbonhidratı yeterli dozda içeren en değerli vitamin kaynaklarından biri. Üstelik insan vücudu süt proteinini daha iyi kullanıyor.
Sütün yüzde 87'ye yakını ise sudan oluşuyor. Süt, bilinen faydalarının yanı sıra şimdi bir de yeni yeni keşfedilen faydasıyla, rüştünü bu kez "estetik" açıdan ispatlıyor: Bölgesel yağ yakımı! Vücutta kilo artışları bazen vücudun tümüne yayılabildiği gibi bazen de bölgesel olarak birikim yapabiliyor.
Özellikle aşırı stres, karbonhidrat tüketiminin çok olması, protein ve kalsiyum alımının az veya yetersiz olması ayrıca menopoz gibi durumlar da bölgesel kaynaklı kilo artışlarını beraberinde getiriyor. Süt ise, bölgesel yağ yakımı için gerekli üç dengeyi içeriğinde barındırıyor: Kan şekeri dengesi, yeterli protein alımı, yeterli kalsiyum alımı.
Kilo vermede üç dengeye dikkat
Kilo vermede bir denge vardır. Bu denge de karbonhidrat metabolizmasının iyi gitmesi, vücudun yeterli protein alımı ve yeterli kalsiyumun alınması. Bunların hepsine baktığınız zaman, işte bu üç denge sütte mevcuttur. Oysa günlük hayatta yanlış besin seçimleri, karbonhidrattan yoğun beslenme veya dışarıda çok fazla yemek tüketmek gibi nedenler kan şekerini aniden düşürüp yükseltebiliyor.
Gün içinde yaşanan bu ani dalgalanmalar vücut insülinlerini de etkilediği için belli bir süre sonra kilo artışına, karın ve kollarda yağlanmaya yol açıyor. Bugüne dek toplumda kilo vermek için sebze tüketmek algısı bulunuyordu. Hatta tek kuralın bu olduğu düşünülüyordu.
Oysa ki proteinin eksik olduğu beslenme şekillerihem kilo vermeyi zorlaştırıyor hem de ilerleyen dönemlerde kas kayıpları, vitamin-mineral kayıpları gibi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle protein mutlaka günlük beslenmemizde yer tutmalı. Kalsiyumun yağ attırıcı bir etkisi var. Özellikle bağırsaklardan yağların emilmeden atılmasını sağlıyor.
Bir ayda etkisini göstermeye başlıyor, peki ama nasıl?
Metabolizmada sorun yoksa günde iki bardak süt, bir ay boyunca düzenli tüketildiğinde 2-4 kilo yağ kaybı sağlıyor. Metabolizmada sorun varsa daha az olabiliyor bu kayıp ama illa ki verdiriyor. Metabolik sendromun kadınlarda özellikle kollarda kalınlaşmaya ve göbek bölgesinde "simit" denilen yağlanmalara neden oluyor. Bunun nedeni de hormonal problemlerle ve genetik yapının yanı sıra, biraz insülin dengesinin bozulmasından yani direkt kan şekerlerimizin bozulmasından kaynaklanıyor. Süt tüketimi kan şekerini çok hızlı yükseltmiyor, çok hızlı da düşürmüyor. Yani güzel bir denge sağlıyor. O da yavaş yavaş göbek bölgesini eritmeye başlıyor. Böylece mucizevi içecek olabiliyor bizim için.
Tarçın veya tarçın kabuğuyla tüketin
Sütün tarçın veya tarçın kabuğuyla tüketilmesi etkiyi artırıyor. Tarçın kullanımı, özellikle açlık ve tokluk şekerlerini dengeye sokuyor. 3 gram tarçın, 1 tarçın kabuğuna denk geliyor. Günde toplam bir çay kaşığına denk gelecek şekilde tarçınlı süt tüketimi son derece faydalı. Toplumumuzda laktoz intoleransı olduğu için kişiler "gaz yarattığı" gerekçesiyle sütü hayatlarından tamamen çıkarma yoluna gidiyorlar. Beslenme ve Diyet Uzmanı Oya Yüksek, "Oysa gaz problemi olanlar için laktozsuz sütleri tercih ediyoruz artık. Bu arada sütün dolaptan çıkarıldıktan sonra bir süre oda sıcaklığında olması beklenmesi gerekli. Aksi halde gaz problemine yol açabiliyor" diyor.
Süt tercihinin günlük süt veya yarım yağlı süt şeklinde olması gerektiğine işaret eden Yüksel, içilecek öğünleri ise, kan şekerlerinin düştüğü ikindi ve gece yatmadan 2 saat öncesi olarak belirtiyor. Oya Yüksek, "Gece yatmadan iki saat önce içeceğimiz bir bardak süt, sabaha kadar kan şekerlerimizi dengeye sokar. Sabah uyandığımız zaman aç uyanmayız. Birçok insanda sabah aç uyanma sorunu var. Bu da kan şekerlerinin çok düşmesinden kaynaklanıyor.
O yüzden sütün ikindi ve gece öğününde alınması tercihimiz" diyor. Süt, hamilelik sonrasında da kadınların fazla kilolarından kurtulmasına yardımcı oluyor. Yüksek, sütle zayıflayan hastalarından örnek veriyor: "Ölçtüğümüz zaman normalde kas-yağ ölçümlerinde daha az yansıyabiliyor ama özellikle vücut ölçümlerini aldığımızda bel ve karına baktığımız zaman bir ay içinde 3-4 santim incelme yakalıyoruz. O ölçüm bizim için daha önemli. Normal yağ-kas ölçümü önemli ama esas kişinin incelmesi daha önemli."
Sofra şekerine son; yürüyüş şart
"Sofra şekeri" denilen rafine şeker, sağlık açısından son derece zararlı. Kilo verme çalışmalarını da tam anlamıyla baltalıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Yüksek, sofra şekerinin yanı sıra, şerbetli tatlıların, hazır sütlü tatlıların, pirinç pilavının da tüketilmemesini öneriyor: "Bunları çok fazla tüketip de üstüne süt içtiğimizde bir işimize yaramaz. O sadece birazcık daha nötrleme yapar. Biz ekmeğin diyette olmasını istiyoruz. Günlük en az mutlaka 3 dilim tam buğday veya çavdar ekmeği tüketilmeli. Spor yapanlarda 6 dilime kadar çıkabilir." Sağlıklı zayıflamada düzenli yürüyüşün de etkisi büyük. Mutlaka hareket edilmesi gerekiyor. Haftada en az 2 kez yürüyüş önemli. Yürüyüş bandı da fayda sağlıyor.
Kimler süt içimine dikkat etmeli?
- Gaz problemi ve şişkinlik sorunu çok yaşayanlar - Reflü sorunu olanlar - Laktozu sindiremeyen vücutlar (laktoz intoleransı) – laktozsuz sütler mevcut - Taş problemi yaşayanlar - Protein alımı kısıtlanmış olanlar -
13 September 2014 Saturday 13:00:04
Merhabalar herkese .... swndays alkali beslenmeye değinmişsin ... dediğin çok doğru... yine umutsuzca giriştiğim zayıflama deneyimlerinden birinde akupunktur uzmanı benım çok da dikkate almadıgım asit - alkali dengesinin aslında hayati önem taşıdığından sözetti.. tuzruhunu düşün dedi... nasıl da eritiyor nasıl da yokediyor yakıyor.... kola da öyle... vücudumuz için.... ama sadece asitli kola değil... her tüketilen gıdada , her duyguda alkali ve asit var....
Asit alımı olduğunda mükemmel bir akla dengeye sahip vücudumuz yok olacağından korktuğundan her asit damlasını yağ ile kaplıyor ve depoluyor... siz vücudunuza asitin daha da fazlası alkali almadığınız sürece (örneğin çok sıkı diyet hiçbirşey yemiyorsunuz... ) vücut ne yapasanız da yağları açıp da asiti bırakamıyor... düşüncesi bu asit beni öldürecek... onun yerine yağ değil kas yakıyor mesela... ama asit açığa çıkmasın diye yağ yakmıyor.... Çok korkutucu gibi geliyor ilk duyduğunda.... ama aslında kolay... işlenmiş herşeyde asidik oranı yüksek... işlenmemiş , doğal olanlar ise doğanın lütfu ile alkali... doğal beslenicez... sonra duygular bile vücutta asit / alkali oluşturuyor... stres... asitin önde gideni...korku, depresyon da öyle ama gülmek gülümsemek , güven duygusu , huzur, sevmek ,sevildiğini hissetmek vb.. hepsi alkali..
çok detay bilgiye sahip olup anlatamadığımdan internette bununla ilgili birçok bilgi var.. araştırabilirsiniz... bir de akıllı telefonlara indirebileceğiniz alkali diyet diye bir program var... oradan da merak ettiklerinizi öğrenebilirsiniz... bu sonbirkaç sene önce keşfedilmiş ve yıllardır bilinen diyetlerin eksik kalan kısmı... swndays in de dediği gibi...
bir de alkali damlalar var piyasada... bunlar pahalı gelebilir... evimizdeki limon ve karbonat da aynı şey... 1 bardak suya 2-3 damla limon da ph seviyesini alkali yaparak vücuttaki asitleri temimizliyor mesela...
vücudumuzda yaplara yapışmış asitler var ve bunu ancak alkali seviyesini yükselterek kazıyıp atabiliriz... doğal beslen ve hayata olumlu bak... Allah'ın mucizevi şekilde yarattığı doğallık... bizi böyle yaratmış... ama malesef zamane kurbanlarıyız galiba :) ...
ibre 98 -99 ları görünce , işin ciddiyetini görünce başladım işe... daha da araştırdım, zaten yıllardır bana dikte edilen şeyleri.. burası da oldukça paylaşımların oldugu ve kendimi yalnız olmaktan kurtulup aileye dahil hissettiğim biryer oldu... . bu nedenle nacizhane bendeki bildiklerimi paylaştım.. umarım işe yarar ve hepimiz sağlıklı süper bi hayata kavuşuruz... -
11 September 2014 Thursday 11:05:50
Yüksek tempo yürüyüş harikadır,hangi kası etkilediği değil esas önemli olan,zaten bölgesel zayıflama diye bir şey yok...siz kardio yapıcaksınız(yüksek tempolu yürüyüş,yüzme,koşu,bisiklet) ,kalori harcayacaksınız ve kilo vereceksiniz,ama istediğiniz bölgeden değil,vücut kendi karar veriyor önce nerden atacağına yağları..yani karın çalışayım göbeğim erisin,bisiklet çevireyim bacaklarım incelsin değil...evet,o bölgedeki kaslar şekillenir elbette ama üstünde hala yağ varsa kimseye bi faydası yok.....yağ da kardio ile eriyor...
Yani,Siz yürümeye devam,eriyecek o simitler:) -
08 September 2014 Monday 14:04:27
Ben de bu aralar kilo verdikçe porsiyonlarımı arttırıyorum. Kendi kendime diyorum ki sen zayıflamaya devam et ekmeği de çok yersin porsiyonları da 50 gram daha arttırırım :)
-
08 September 2014 Monday 11:51:26
cincin bölgesel zayıflama diye birşey yok, hele senin dediğin gibi nokta atışı zayıflama hiç yok:)))
-
03 September 2014 Wednesday 18:53:18
yürüyüş yapmayı sevmiyorum. sadece fitness ve platesle de zayıflama ihtimalim vardır dimi.
-
03 September 2014 Wednesday 00:12:57
Herkes bir anda zayıflamak istiyor da maalesef böyle bir olay yok. Bazı arkadaşların yediklerine bakıyorum çok dengesiz besleniyorlar. Bence 400-500 kalorilik bir beslenme şekli hem sağlıksız hem de o verdiğiniz kiloları geri hemen alırsınız. Sürekli olarak böyle beslenmek bence imkansız.
-