Mesaj Panosu
-
24 December 2016 Saturday 22:58:57
mesele acıkmak değil ki aslında, bunu irademiz dışında çalışan beynimize anlatabilmiş olsak hiç bir problem kalmaz oysaki,
''çok açım ekmeksiz doymam ben''
doymak nedir peki;
çok şey yemek mi?
yemeği yemek mi?
ekmeği yemek mi?
yoksa doygunluk hissini yaşamak mı?
o his alınan kalori miktarı ile mi gelir yoksa ne çeşit gıda alındığı ile mi gelir?
4 dilim ekmek mi doyurur yoksa onun kalorisine denk gelecek 1 avuç kuruyemiş mi yoksa yine aynı kaloriye denk gelen bir dilim pasta mı?
doymak için mi yiyoruz yoksa ne için yiyoruz? yemek üstüne tatlı yeme isteği diye bişey var mı? yemekden önce o istek varmıydı yemeği yedikten sonra mı geldi? yemeği yiyip doyduktan sonra tatlı yersek bunun acıkmayla alakası var mı? insan doyduktan sonra canı bişey çeker mi? doymak yemek yemek, zevk için yemek tatlı yemek mi? insanın canı nasıl çikolata çeker ki canı çekince yumurta yese isteği gider mi peki? yumurta ile çikolatanın ne alakası varkı? acıkan insanın canı gıda almak ister bu çikolata da olur yumurtada oysaki yumurta yemek istemeyen acıkmışmıdır ki peki? e peki yetersiz beslenip acıktığımız için canımız çikolata çekmezmiydi oysaki?? bi yandan doyup bi yandan da hala yemek yeme isteği nedir peki? gerçek gerekli miktar yenmiş gerisi zevk için kalan istek mi yoksa? doyan insan zevk alır mı ki hala yemekten? belkide o doymadığı için hala yemek istiyordu, öyle mi? peki ya o aslında hiç acıkmamışsa? olabilir mi fiziksel biyolojik açlık gereğini karşılayıp geri kalanların hepsini boş yere yemiş olma durumu varmıdır ve bunu bilebilir anlayabilir miyiz peki?
Peki bunu anlasan karşı koyabilir misin? bunu yaparken ne şartlar altında ne kadar güçle ne kadar güce karşı, karşı koyacaksın bunu biliyomusun? o karşı koyacağın güç az ise herşey yolunda olur eğer çok güçlüyse güçlüye karşı savaşıp güçsüz düşmen senin bir ayıbın olmaz, olmamalı bu adil değil değil mi,, neden çok basit olabilecek kilo verme işi bu kadar karışık olabiliyor kafanız karışdı dimi?
benim artık karışmıyor çünkü herşeyi biliyorum,
ama sadece, kafam karışmıyo ve herşeyi biliyorum..
asıl bilinmesi gerekenleri bilirkişilerin bilmemesi ne kadar acı ve manidar, zira o kadar hasta bilirkişilere danışarak iş yapıyor bilirkişi dediğimiz sıfatlar evet sıfatları bilirkişi ama ya yanlış biliyorsalar peki? e o zaman onca hastaya yazık olmazmı? yazık tabi konuşulacak çok şey varda hadi neyse, ne yazık ki...
😔 😔 -
16 December 2016 Friday 20:08:55
@tombişmatci öncelikle hoşgeldiniz. ;) maşallah öğrenci evinde çok becerikli menüler hazırlanmış gördüğüm kadarıyla ;) ama işin 1 numaralı kuralı; 50 kiloda verecek olsanız 2 kiloda verecek olsanız dikkat edeceksiniz :) tabi sizin kilonuz az olduğu için vermeniz de geç olabilir. Bir süre sebzeye ağorlık verin tavsiyem.mesela karnabahar haşlayın Yoğurtlu soslu yapın lezzetli bir şekilde yiyin.brokolş de aynı şekilde. Topluluk size uymuyorsa siz onlara uyacaksınız diye bir kural yok.yapılsa bile yememeyi öğrenmelisiniz.yoksa da 1 porsiyon yiyeceğinie herşyin 1/3 ünü yiyin .tabi daha sağlıklı olanların ;)
-
16 December 2016 Friday 17:47:25
Çok güzel ve mantığıma yatan bir yazı buldum, hemen sizinle paylaşmak istedim..
Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez: Sağlıklı Ama Hızlı mı Kilo Vermek İstiyorsunuz?
Unutmayın hayatımızda en güçlü hissettiğimiz his açlıktır ve açlık birçok hastalığın da başlangıcıdır. Ve aç kalarak da asla kilo verilemeyeceğidir…
Hızlı değil yavaş tempoda yürüyün: Kilo verirken birçok kişinin yaptığı en büyük hata hızlı tempoda yürüyüşler yapmaktır. Zayıflamak isterken kilo veriminizin durmamasını istiyor ve daha ince görünmek istiyorsanız yavaş tempoda yürüyüşü tercih edin. Yavaş tempolu uzun yürüyüş ile normal yaptığınız bir egzersize göre % 70 daha fazla yağ yakarsınız. Size önerim yürüyüş bandında minimum 4.0 maksimum 5.2 düzeyde en az 70 dk haftada 4 kere yapacağınız fiziksel aktivite ile basen, karın ve kalçada biriken yağlardan sağlıklı beslenme düzeninizin yardımı ile kolayca kurtulacaksınız.
Oksijeni iyi kullan ve daha çok kilo ver: Egzersiz yaparken daha fazla yağ kitlenizin yanmasını istiyorsanız mutlaka bol oksijen kullanımı sağlayacak bir teknik geliştirmeniz gerekecektir. Bunun en kolay yolu egzersiz süresince sadece burundan nefes alıp vermek en doğru tekniktir. Çünkü vücuttaki yağ dokusu enerji için kullanılabilmesi için, kas ve karbonhidrat depolarına göre daha fazla oksijene ihtiyaç duyarlar. Sizde düzenli yaptığınız bu egzersizin kalitesini vücutta oksijenli bir ortam yaratarak verdiğiniz kilodan daha fazla ince görünme şansına sahip olabilirsiniz. Burada egzersiz süresince her 20 dk da bir 250 mL su içmek de egzersizi daha uzun süre yapabilme kapasitesini sağlayacaktır. Unutmayın bolsu ve burundan nefes alıp vermek yeterli…
Hızlı kilo vermek için 3 ana 1 ara öğün yeterlidir: genelde bireylerin duyduğu ve uygulamaya çalıştığı kilo vermek için 6 öğün kuralıdır. Sağlıklı bireylerin hiçbir zaman 6 öğüne ihtiyaçları bulunmamaktadır. Çünkü sık yemek bazı hormonları özellikle tokluk sağlayıcı hormon olan leptini, baskılar ve vücut insülin dengesinde sıra dışı bir dengesizlik yaratarak yemek yeme dürtüsünü açığa çıkarır. Hızlı kilo kaybı için dengeli diyetin öğün sayısı 4’dür. Kahvaltı, öğle, ikindi ve akşam yemeği düzeni ile hızlı kilo kaybedersiniz. Eğer öğün aralarını da en az 3 saat en fazla 6 saat zaman dilimi ile yemeğe özen gösterirseniz metabolizmanız düzenlenir ve vücut enerji dengesini kurarak kilo kaybını hızlandırır.
15 âdeti geçmeyecek şekilde Antep fıstığı yiyin. Ara öğünlerde ne yenildiği kilo vermenizde önem kazanmaktadır. Yapılacak 1 ara öğünde içerdiği bakır ve manganez ile mükemmel kaynak olan Antep fıstığı bu kadar az yeme ile bile doyuma kolaylıkla ulaştıran nadir besinlerdendir. Fenolik bileşenleri içermesi ise yüksek antioksidan kapasitesi ile vücut bağışıklık sistemini dengeleyerek kilo veriminde oluşan oksidatif stresi de ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilmektedir. İçerdiği lutein ve zeaksantin adlı kimyasal bileşikleri ile gözde oluşan maküler dejeneratif bozukluğu engellemekte ve bu soruna bağlı körlük oluşumunu önlemektedir. Hızlı kilo verebilmek için ikindi öğününe en sağlıklı alternatif olduğunu da unutmamanızı tavsiye ederim.
Haftanın 2 gününde akşam öğününüze Fark Etmeden Diyetin Metabolizma Hızlandırıcı Çorbası için. Öğünlerimizde sağlıklı çorba içmek kilo yönetimimizde oluşacak duraksamaları hızla düzene sokmaktadır. İşte bu durumu yaşamak istemiyorsanız kendi bilimsel deneyimlerimizle hazırladığımız ve bireylerde % 100 sonuçlar aldığımız Metabolizma Hızlandırıcı Çorbamızdan haftada 2 gün akşam öğünlerinizde 1 dilim ekmek ile beraber içmeniz. İçerdiği farklı renkteki sebzelerin birbiri ile olan lezzetli etkileşimi sizin kaygılarınızı da ortadan kaldırarak kilo vermenizi sağlayacaktır. Metabolizma Hızlandırıcı Çorbamızın tarifi: 2 orta boy kabak, 1 orta boy domates, 1 orta boy tatlı kırmızıbiber, 1 küçük boy kuru soğan, ½ demet maydanoz ve 1 yemek kaşığı sıvı yağı sevdiğiniz kıvama göre su ile düdüklü tencerede pişirin. Soğumaya yakın ½ demet taze nane ile blender dan geçirerek hazırladığınız bu nefis kokulu çorbayı ailecek de içebileceğinizi unutmayın.
Çok fazla su veya sıvı içince çok kilo verilmez. Sürekli duyduğunuz bir diyet yalanını daha size açıklamak isterim. Kilolu bireyin günde litrelerce su içmesi sağlıklı beslense dahi kilo verdirmez. Su içmenin amacı vücut su dengesini korumak ve vücudunuzun çalışması için gerekli olan ortamın optimum devamlılığını sağlamaktır. Su içimi günde 8 su bardağı olarak içmek yeterlidir. Ancak kilo vermek değil yağ yakışını arttırmak istiyorsanız en az 13 su bardağı kadar içmenizi öneririm. İçerdiği tianin amino asidinden dolayı hem bağışıklık sisteminizi arttırmak kilo verirken vücut direncinizi düşürmemek için maksimum 2 çay fincanı siyah çay, metabolik hareketlerimizin devamlılığı için de maksimum 5 fincan yeşil çay içmenizi öneririm. İşte kilit nokta daha, kahve içmeyin diyenlere inanmayın. Günde 4 fincana kadar filtre edilmiş kahve içmeniz kilo veriminizi hızlandıracaktır. İçerdiği kafeol ve kafestol denilen maddeler sizin sağlıklı kilo vermenize yardımcı olacaktır. Öneri bu içecekleri öğünden en az 1 saat sonra içmeniz.
Hızlı kilo vermenin en iyi yollarından biri kahvaltınıza 1 su bardağı taze sıkılmış meyve suyu içmektir. Güne zinde başlamak iyi kilo vermek için gereklidir. Eğer gün içerisindeki performansınızda düşüklük yaşarsanız bu sizin kilo verme yeteneğinizi de azaltır. İşte hızlı kilo vermek için kahvaltınızdan önce yapmanızı önerdiğim Fark Etmeden Diyetin Volumetrik İçeceği. Katı meyve sıkacağına ¼ adet taze ananas, 1 adet armut ve 1 kâse yaban mersinini koyup suyunu çıkarın. Bu içeceğin kalorisi yaklaşık 42 kcal’dir. Sabahları içeceğiniz bu bromelin denilen enzimden zengin karışımla vitamin dopingi yaparak, sindirim güçlüğü sorunu yaşamanızı da engelleyerek kiloların hızla gittiğini göreceksiniz.
Kilo kaybında etkin diğer bir önerim de tuzu azaltın. Ülkemizde de yapılan en önemli beslenme hatalarından biri yüksek tuzlu tüketmektir. Bireyler sanılanın aksine tuz ihtiyaçlarının geldiğini düşünerek besinlere tuz eklemektedirler. Aslında besinlerle birlikte günlük tuz alımınızı karşılamış olursunuz. Ekstradan kattığınız tuz ise vücudunuzda gereksiz su tutumuna ve fazla tuz tüketimi de kemik yoğunluğunuzun azalmasına neden olmaktadır. Unutmayın 1 gram tuz vücutta yaklaşık 200-250 mL su tutar.
Öğlen sebze akşam yüksek proteinli yemeniz kilo kaybınızı hızlandırır. Kilo veren bireylere baktığımızda genelde ya hem öğlen hem akşam sebze yer, çoğunlukla ise proteinden zengin iki öğün yiyerek başarıya ulaşmaya çalışırlar. Ancak 2 yöntemin sonunda sizi bekleyen tehlikelerden habersiz kilo verme çabası içerisinde olursunuz. Eğer iki öğünde sebze yerseniz kısa bir süre sonra halsizlik, saç ve kaşlarda dökülme, dikkatte azalma görülürken kilo verme süreci 3-5 hafta sonra duraksamaya girmektedir. İki öğünü proteinden zengin besin olan sadece et ve çeşitleri ile yerseniz kilo kaybınız sebzeye göre biraz daha fazla olacaktır ancak hedefe yaklaşırken geceleri tatlı krizlerine girerek diyetiniz bozulacak ve hızla kilo almaya başlayacaksınız. O zaman ne yapmalı; öğle öğününde sebze, yoğurt ekmek ve salata, akşam öğününde ise avuç içi kadar ızgara balık veya tavuk ve ekmek yiyerek yeterli bir öğün düzeni ile vücut işlerliğinin devamını sağlayarak kilo veriminizi hızlandırır ve duraksamasını da önlemiş olursunuz.
Kahvaltıda her gün farklı yiyecek yemek kilonuzun hızını arttırır. Yapılan çalışmalarda farklı besinleri yemek hem bireyde tek düzeliği kaldırmakta hem de sevilen tüm yiyeceklerin yenilmesine olanak sağlamaktadır. Ancak değişik yiyecekleri bu iki duygu durumunun ötesinde farklı yararları olduğunu çalışmacılar kanıtlamıştır. Her zaman aynı besinleri tüketmek maalesef kilo verdirmemektedir. Sadece bir öğünde bile yapacağınız bu çeşitlilik kiloyu hızlı vermenizde kilit rol oynayacaktır. -
14 December 2016 Wednesday 09:55:15
çok çok çok haklısın Zodyakbiruni.... o yüzden sana sakın vazgeçme pes etme diyorum. yeniden başa dönmek hem çok sinir bozucu hem de yaptığımız bütün emekleri çöpe atar. ondan sonra bi daha başlayabilir misin ? ben kendi adıma söyleyim. nerdeyse 46 bedeni geçmiş biriydim ve şu an üstüme 38 bedenler olmaya başladı bazı kıyafetlerde.40 beden pantolon aldım hayatımda ilk defa. şimdi pes edersem son 8,5 kilomu vermeden her canımın isteidğini doya doya yersem verdiğim -26 kiloya ihanet etmiş olurum. o yüzden istediğim yere gelmeden ve geldikten sonra da eskisi gibi devam etmeyi asla düşünmüyorum. umarım başarırım ve umarım başarırsın... başka şansımız yok. yoksa mutsuz ve istediği kıyafetleri alamadığı için alışveriş yapmdan birkaç kıyafetle mevsimi geçinlere döneriz. buna hiç niyetim yok...
-
10 December 2016 Saturday 20:22:46
"Hard Line Burner"hakkında ne dusunuyorsunuz 😊 tek aktivitem okula giderken yürüyerek gidip gelmem 😅 gerçekten kilo vermede etkili olur mu 😉 kullanan ya da bilgisi olan birileri cevaplayabilirse çok sevinirim 😄
-
07 December 2016 Wednesday 17:46:41
@last her harfine katılıyorum. kendi kendimizin diyetisyeni olmalıyız. şişmanlık, aşırı kilo almaya meyilli bir vucud yapısında olmak şansızlık olabilir ama bunu yenmek ve en önemlısı zayıflamayı GERÇEKDEN istemek güzel sonuçlar veriyor. sihirli bir değnek gelip yağlarımızı eritmicek. kilo vermek sadece yemek yemek değil nefisle kendinle etrafınla herşeyle bir mücadele sabır dersi. vazgeçmesssek arada düşüp kalksakda devam etmelıyız.
diyetisyene giden arkadaşlarım var hıc başarılı değiller ... diyetisyenden alamadığı zayıflama elektirigini ben verdım arkadaşa . çevremde 2 kişi daha diyete başladı .. ✌ -
07 December 2016 Wednesday 16:57:52
Ben yaklaşık 12 yaşından beri kiloluyum. Gitmediğim doktor, diyetisyen, spor merkezi, psikolog vs. kalmadı. Ki 4 farklı diyetisyene gittim sanıyorum, ama ilk hafta verilen ödem dışında bir kilo verişi gözlemlemedim ve birebir yapsam bile listeyi hep ben suçlu bulundum. Sırf o suçlu olma psikolojisi insanı diyetten soğutuyor zaten. Ayrıca diyetisyenlerimden 2'si kilolu insanlardı, yaşım büyüdükten sonra o günleri düşününce fark ettim ki bu insanların birine faydaları dokunabilecek olsaydı zaten önce kendilerine dokunurdu. Büyük zaman ve para kaybı olarak görüyorum diyetisyenleri artık.
Bunun dışında Karatay, Dukan, Ayça Kaya gibi beslenme uzmanlarının yazdıklarını okudum ve neyi yanlış yaptığımı neyi yapmadığımı anladım. Zaten önemli olan yanlışlarınızı görmek, sonra yanlış yaptığınızı bile bile yerseniz o kendinizi kandırmaktır. Ha bir de Tolgahan Özsever diye bir genç var, genç dediysem benim yaşlarımda; onun kendi kendine nasıl diyet yaptığını ve nasıl 2 yılda 203 kilo vermeyi başardığını anlatan otobiyografi tarzı bir kitabı var. Onu okuyunca anlıyorsunuz ki aslında kimseden yardım almanıza gerek yok, tek ihtiyacınız kendinizsiniz.
Bu siteyi de şu sebeple seviyorum: Kendimi suçlu hissetmeden kilo vermemi sağlıyor. Özellikle de grafiğini takip etmeyi seviyorum, onun görsel bir yardımcılığı var. -
07 December 2016 Wednesday 15:26:48
@zodyakbiruni doğru tesbit vallahi benide diyetisyene gitmekten alıkoyan çevremde gidenlerden edindiğim tecrube duyumlar tabiki o istedikleri ücret :)
gerekli tahlilleri aile hekimi yapıyor zaten :)
azmedip kilo vermek te bize kalmış ✌ -
07 December 2016 Wednesday 14:57:39
@sevinç Ben daha önce birkaç kez diyetisyene gittim. Eline bir liste verilmesi çok can sıkıcı. Bir gün et, bir gün sebze, birgün karbonhidrat... Izgara olacak, buğulama olacak, yağsız ve tuzsuz olacak. Durum böyle olunca mecburen evden getirmek zorunda kalıyorsun, çalışıyorsan eğer... Yemeği akşamdan yapman gerekiyor, ertesi gün (eğer tavuksa) o et kokuyor. En azından ben tavuğu yeni piştiğinde yememişsem daha sonra ısıttığımda garip bir koku alıyorum ve yiyemiyorum. İşyerine getirdiğinde de bir ısıtma sorunu çıkıyor ortaya. Bir de herşey yağsız-tuzsuz olunca hayatta baharatsızlaşmaya başlıyor. Yok light peynirler, sütler,yoğurtlar, ekmekler, yaban mersinleri,fındık, badem, ceviz vs. Diyet maddi olarak da bir yüke dönüşüyor. Elinde bir liste sürekli marketlerde light ürün aramaya başlıyorsun. Bu arada öğle yemeğinde herkes yemeğini yerken sen önünde kurumuş, renksiz, susuz yemeklerle gariban gibi kalıyorsun, dışlanmış gibi.Neden? Çünkü sen, şu ana kadar boğazını tutamadığın için şimdi bu şekilde beslenmek zorundasın. Tam da öyle değil aslında bir yerde.. ama ilk bakışta uyanan duygu bu.
Diyetisyen listeleri daha kalabalık, daha çok gıda alıyoruz aslında. Bunun sebebi de sabah, öğle ve akşam yağsız ve tuzsuz tükettiğimiz yemeklerden kazandığımız kaloriler.. Bu kaloriler meyve ya da ara öğün olarak dönüyor bize. Listemiz daha kalabalık oluyor böylece. Ama dönüp baktığımızda yine ortalama 1200 kalorilik bir diyet yapmış oluyoruz.
Benim diyetarkadaşım'da sevdiğim şu; yağsız-tuzsuz yemek yemiyoruz, istediğimizi yeme özgürlüğüne sahibiz. Seçim yapabiliyoruz. Evden pişirip getirmek zorunda kalmıyoruz, ısıtmak için ocak aramıyoruz. Sınırları kendimiz belirliyoruz. Biz zaten beslenme ile ilgili herşeyi çok ama çok iyi biliyorduk, biliyoruz. Sadece şu ana kadar uygulamıyorduk. Şu anda doğru bir sistemle uygulama fırsatı buluyoruz. Kaloriyi düşük tutma amacıyla yola çıkınca zaten biz de tıpkı diyet listelerindeki toplam kalori değerlerine ulaşıyoruz. (Kendi adıma) 1200'ü geçmiyoruz. E amaç 1200 kaloriyi geçmeden beslenmek, yavaş ama sağlıklı ve de kalıcı kilo vermekse neden listelere bağlı kalalım? Neden evden yemek getirelim? Neden istediğimiz ve sevdiğimiz şeylerden mahrum kalalım? Ki bu mahrum kalma duygusu belirli bir noktadan sonra bir patlamaya neden oluyor ve direnç kırılıp eskisiden daha büyük bir iştahla sahalara dönmeye neden oluyor.
Bu noktada bu sitede olmayı, tartıda yansıyan ve de birebir bedenimde hissettiğim değişikliklerle teyit ettiğim güzel gelişmeleri yaşamaya devam etmek istiyorum, sıkılmadan, bıkmadan ve doğru yaptığını anlaya anlaya. Burada olmak, etkileşmek güzel. Hepimize kolaylıklar.. -
07 December 2016 Wednesday 14:03:13
bugune kadar hiç diyetisyene gitmedim malesef
aile hekimimiz çok ilgili biri onun önerileri ve okuduğum kitap ve makalelerden anladığım ve sonrasında uyguladığım doğal olan herşeyden abartmadan yemek
çok düşük kalorili beslenince kendi adıma konuşayım yeme isteğim kayboluyor yemek yemeyi unutuyorum sonrası halsizlik tabi. Karatay diyeti ile çok güzel kilo verdim ama tatlı kirizine giriyordum
Öğrendiğim bütün bu bilgileri kendime göre uyarladım.Diyet ve kilo vermede bana göre herşeyden önce kişinin kendini tanıması ve kararlı olması gerekiyor