Mesaj Panosu
-
14 August 2013 Wednesday 20:51:01
@busrabulun arkadaşım çok güldüm bu yorumuna ya çok samimi olmuş ama sanırım bu konunun bir çaresi yok. :/ Bende çok severim fakat kilo vermeyi ve eski halime dönmeyi bir çiğ köfteden daha çok istiyorum. Sende daha çok istiyorsan hayır demeyi başarabilirsin. :)
-
14 August 2013 Wednesday 20:22:04
Acaba insanların hesaplama alanına monoton yazmaları sitenin gösterdiğinden daha az kilo vermelerinden ötürü olabilir mi? Profillere bakarken lütfen aşağıda spor olarak yapılmış aktivitelere de bir göz atalım, araştırıyoruz ya herşeyi detaylı!!! Bu bu konu ile ilgili yazacağım son yorumdur, bir de, benim hayatımda en çok spor yaptığım dönem ev kadını olduğum dönemlerdi, ne zaman işe başladım daha az zaman ayırabildim, ev hanımlarına saygı lütfen?
-
14 August 2013 Wednesday 20:10:59
Protein kasın yapı taşıdır... Protein tozu özel sentezlenmiş üründür; kalitelisi vardır kalitesizi vardır... Protein tozu milyon dolarlık, sağlığını yaptığı sporla kazanan ve sürekli doping kontrolünden geçen sporcuların destek ürünüdür; sağlıksız yada zehirli değildir... Protein tozunu yani yoğunlaşmış proteini streoidle karıştırmamak lazım; streoid kısa sürede balon gibi Michelen tekeri gibi kas yapar ama karaciğere olumsuz etkileri vardır... Ben inanmadığım, sonucunu görmediğim şeyi burada yazmam; kelimeleri cümleleri seçerek kullanır; noktalama işaretlerine bile uyarım :)... Altta yazdığım yazı uzun araştırmaların ve uygulamaların sonucudur... Kilo vermenin şartları belli: Belli aralıkta kalori takibi ve spor... Spordan fayda sağlamanın yolu belli: Kas yapımı yani yağların yerini proteinlerin alması... Hızlı kas yapımının yolu belli: 2 günde 1, 1 saat spor ve spor öncesi ve sonrası protein tozu alımı... Bunu uygulayan herkes sonuca ulaşır... Burada yazdıklarımı insanlar okusun, bilhassa gençler "özensin" ve "doğru olanı yapsın, yaşasın" diye yazıyorum... Tabi bunları yapmak sabır ve irade ister... Bir kere spor yapmayı doğru spor yapmayı istemeyen birisi ne yaparsa yapsın kilo vermede kilo korumada zorlanır... Mısır püskülü suyu, kiraz sapı suyu, yeşil çay ve diğer aktar ürünleri kalıcı kilo kaybını sağlamaz; böyle bir mucizevi formül yok... 3 Ara Öğün-3 Ana Öğün de uzun vadede uygulanamayacağına göre geriye benim taktik kalır... Ben yaptım oldu diye değil "doğru" olduğu için işe yarar bir düzen... Doktorlar da aynı şeyi yumuşatarak söyler çünkü ev hanımlarının spor yapmayacağını doktor benden iyi bilir; o yüzden her gün 1 saat yürüyüş der... Yazım aslında her yaş grubuna ve herkese değil kilolarından kurtulmaya kesin karar vermiş, sporu hayatında uygulayabilecek kişilere yöneliktir... Hesaplama alanında Monotonu seçip sporla ilgilenmeyenler için bir anlam ifade etmemesi doğal... Herkese Selamlar... Uyguladığı diyette başarılar...
-
14 August 2013 Wednesday 18:00:35
Elbette ki protein tozları zararlı, ben de zaten zararlı olduğu için alıyorum :)... Arkadaşlar... Her şey araştırmayla ve kullanınca oluşan etkileri gözlemleme ile anlaşılır... Protein tozu ile ilk ilgilenmeye başladığımda ben de doğal olarak hemen sağlığa etkisini araştırdım... Sürekli yaptığım spordan daha fazla ve istenilen düzeyde fayda sağlamak için epey bir internet sayfası karıştırdım... İnsan pazardan patates alırken bile pazarın diğer ucuna kadar gidip araştırıyorken :) vücuduna daha derin etkileri olabilecek bu tip maddeleri araştırmadan almaz; en azından akıllı insanlar böyle yapar...
PROTEİN TOZUNU KİMLER KULLANIR?
Gördümki başta vücut geliştirme sporuyla uğraşanlar olmak üzere, TV'de izlediğimiz futbolcu, basketçi, yüzücü, koşucu vs. tüm sporcular ihtiyaçları olan kas gücüne ve kuvvete, sadece antreman yaparak değil, beslenme düzenlerini ayarlayarak ve etkili protein alımını doğru şekilde yaparak ulaşırlar; sporcu için en önemli şey, kas ve oksijen kapasitesidir... Keza mankenler, pop starlar, film yıldızları sahip oldukları etkileyici vücuda spor düzenine dikkat ederek ve protein ağırlıklı doğru beslenmeyi gerçekleştirerek ulaşırlar... Bu bahsettiğimiz kişiler milyon dolarlık insanlar ve sağlıkları ile bizden kat ve kat daha yakından ilgilenilen insanlar... Ben bir protein tozunu almadan önce kaç site dolaşıp, kaç farklı protein tozu için, kaç kullanıcı yorumu okudum bir bilseniz... Gerek vücuda etkisi, gerekse de miktar/fiyat bazında derin bir araştırma yaptım... Sonuçta para veriyoruz ve bir etki bekliyoruz; bir kutusu için verilecek para da aktardan alınacak yeşil çay ve kekiğe göre de kat ve kat fazla :)... Para artınca
doğal olarak beklenti de artıyor... O yüzden doğru markayı bulmak zaruret...
PROTEİN TOZU NEDİR? NASIL KULLANILIR?
Biraz da protein tozunun yapısından daha doğrusu bilhassa spor yaparak kaslı veya fit bir vücuda sahip olmak isteyenler için tercih ediliş sebebinden bahsedeyim... Proteince zengin olan peynirin peynir altı suyunun damıtılması sonucu oluşan protein tozunun özelliği tabiki çok yoğun protein içermesi ve kolayca kana geçip süratle kaslara ulaşarak, kasların enerji ihtiyacının proteinden alınmasını sağlayıp, bilhassa spor sonucu aç kalan metabolizmanın açlığını kasları yıkarak almasının önüne geçmektir; çünkü vücut aç kaldığında açlığını gidermek için maalesef yağdan önce proteine yönelecektir... Protein tozunun rağbet görmesinin sebebi de budur: Hızla kana karışıp spor sonucu oluşan açlıkta kasların kaybedilmesini engelleyip açlığın protein tozuyla karşılanması mantığıdır. Protein tozu 2 bölüm olarak alınır: 1. Kısım: Spor anındaki enerjiyi proteinden sağlamak için ve kas depolarını protein ile doldurmak için sportif aktiviteden 1 saat önce alınır. 2. Kısım: Spordan hemen sonra alınır ki bunun amacı da spor sonucu yapılan kasların spor sonucu oluşacak açlık ile yıkılmasını engellemek içindir... Bilinen en önemli DOĞAL protein kaynağı yumurtadır; daha doğrusu yumurtanın beyazı; akı... Buraya dikkat edin: Kaç kişi spor yaptıktan hemen sonra çiğ yumurtanın akını içebilir? Kaç tane içebilir? 1 mi 2 mi? Bu içilen daha doğrusu vücuda alınan protein miktarı, spor sonucu oluşacak açlığı doyurmada yeterli olacak mı? Peki bu içilen yumurta akı ne kadar sürede vücutça emilip kasa ulaşır... Muhtemelen 2 saat... Kas kaybına uğranılmaması için optimum proteini acaba bu şekilde alayabilir misiniz; bence şüpheli... Keza süt diyelim... O zaman hangi marka süt; çünkü her markanın protein, yağ, karbonhidrat, su miktarı farklı... Oysaki her Protein tozu kutusunda Protein-Yağ-Karbonhidratın yanında diğer spor destek maddelerinin yüzdeleri açıkça belirtilir; biraz da buradaki Protein yüzdesi belirler Protein tozunun kalitesini...
PROTEİN TOZLARINA DAİR ÖNYARGILAR
İnsan için sağlığı paha biçilmezdir; vücuduna aldığı besinlere dikkat etmeyen insanlar sonra çok üzüntü ve acı çeker... Bir maddenin zararlılığını kendi özelliği kadar, alınan miktarı da belirler... Tüm protein tozları zararlıdır diyen kişi kesin bir önyargı içindedir; doktor olması, ünlü bir doktor olması, önyargısız ve herşeyi araştırıp inceleyerek konuştuğunu göstermez; çünkü böyle bir tesbit için tüm protein tozlarını hiçbir rahatsızlığı olmayan insanlar üstünde deneyip bozulmayı görmüş olmalı ve deney anında da diğer çevre şartlarını da stabil tutmuş olmalı... Her protein tozu markası sağlıklı ve faydalıdır diyen için de aynı şey geçerli... Öyleyse faydalı ve zararlı olanları, hiç kullanmadan ayırdedebilmek ve faydalı olanları kullanmak bize istediğimiz sonucu verecektir... Peki bunu nasıl sağlıyacağız?... İnternetten araştırıp ilgilendiğiniz markalar ile ilgili kullanıcı yorumlarını inceleyerek, bu bilgiye internetten belli bir sürede ulaşabilirsiniz... Böylece paranızı ve sağlığınızı da tehlikeye atmamış olursunuz... Ayrıca belli markaların taklitleri de olabileceği için aynı ürün için aşırı fiyat farkı varsa ucuza satandan şüphelenmek gerek... Protein tozları ve bu tip sağlık destek ürünleri spor hekimleri ve diyetisyenlerce iyi bilinmesine rağmen, halkımızdan bu şekilde rağbet gelmediği için ve halkımızda genelde spor yapmaktan ziyade yediklerini ayarlayarak kilo vermeye çalıştığından diyetisyenler hemen size yediklerinizle ilgili bir öğün ayarlaması yapar... Bu öğün ayarlaması klasiktir "3 Ara Öğün-3 Ana Öğün"... Bence diyet zaten burada patlar; çünkü kimse 3 Ana-3 Ara öğünü ömür boyu takip edemez; bu mantıkla bir kişi sürekli yemek yiyerek gününü geçirecektir. Bu
durumda da 3 Ana Öğün-3 Ara Öğün zamanla 6 Ana Öğüne dönüşür :)... Oysa Kalori İhtiyacı kadar kalori almak ve Spor öncesi protein alımı, sonrasında spor ve spor sonrası protein alımı mantığı kilo verme ve koruma düzeninde yerleştirilebilirse, insanlar İdeal Kilosuna optimum sürede ulaşır ve kalıcı olarak bu değeri koruyabilir...
SONUÇ OLARAK: Ben 80 günde 15 kilo vermiş 32 yaşında bir erkeğim... Günde 1500-1600 kaloriyi ayda ortalama olarak takip ediyorum... 2 günde 1, 1,5 saat spor yapıyorum ve antreman öncesi ve sonrası protein tozu alıyorum. Bu şekilde de devam etmeye kararlıyım... Ne açlık sorunu çekiyorum, ne de herhangi bir sağlık sorunum var... Benim kilo verme ve beslenme sistemim bu... Aslında burada herkes kendi kilo verme düzeni ile ilgili bilgi alış-verişi yapıp birbirine faydalı olmaya çalıştığına göre ben de nasıl bir yol tuttuğumdan bahsedeyim dedim... Kilo vermede bu da bir yoldur yani; bir ev hanımına uymayabilir ama ilgilenen varsa bilgi verir... Test edildi; onaylandı :) ... Herkese Selamlar... -
14 August 2013 Wednesday 17:18:34
Kuru üzüm muhteşem birşey yaa, mutlaka tüketmelisiniz..
Vücudun kan değerlerine kilo verirken zarar vermemiş olursunuz.. (;
Bunun yanında daha birçok faydası var bildiğiniz üzere.. -
14 August 2013 Wednesday 16:16:56
Arkadaşlar aranızda çalışanlar vardır mutlaka. Ben çalışırken evden erken çıktığım için kahvaltı yapamıyorum (kalkar kalkmaz canım hiçbir şey yemek istemez.) İşte de hep simit, poğaça gibi şeyler yiyordum. Bu da kilo almamın sebeplerinden biriydi. Şimdi ben küçük küçük saklama kapları aldım kendime. Içlerine çevremdeki insanları rahatsız etmeyecek, kilo vermeye yardimci ve mumkunse protein ağırlıklı neler koyabilirim? Bu konuda tecrübeniz var mı? Yumurta haşlayıp götüremiyorum mesela kokar diye...
-
14 August 2013 Wednesday 15:02:46
..................semchenko tebrikler,kilo verdikten sonraki koruma dönemi en az kilo vermek kadar önemli bence de.darısı başımıza...
-
14 August 2013 Wednesday 14:22:44
Arkadaşlar herkese Selamlar... Site ile beraber yaklaşık 80 günde 15 kilo verdim; bir ay bilemedin iki ay içinde de bu yolculuğun sonuna gelmeyi planlıyorum... Her ne kadar kalori takibi ve beslenmeyi dengeleyerek kilo alımı azaltılıp, kilo vermeye geçilse de ideal kiloya ulaşmanın ve kalıcı olmasının önemli bir şartı da hepinizin bildiği gibi "spor yapmak"... Ben bugün ulaştığım kiloma beslenme kadar spor disiplinim sayesinde ulaştım... Maalesef "doğru şekilde spor yapmaya" imkanlarım doğrultusunda ancak 3-4 yılda internetten öğrenip uyguladığım bilgileri harmanlayarak ulaştım... Şimdi size işin özü olan basit bir iki noktayı söyleyeceğim ki doğru spor davranışı ve bilgisine daha hızla ulaşabilmiş olun; benim gibi yıllar kaybetmeyin, sonuca hızla ulaşın... Yürüyüş ve koşu gibi kalori yakan spor aktiviteleri her gün yapılabilir; yapılabilirse çok da güzel olur... Ağırlık egzersizleri yapmak isteyenler ise 2 günde 1 ve 1 saati aşmayacak şekilde antreman yapmalıdır... Yapılan sporun (koşu, yürüyüş, merdiven çıkma, ağırlık çalışması farketmez hepsi için geçerli) kalıcı kilo kaybına ve yağların yerini sağlıklı kasların almasını sağlamak için, yakılan yağların yerini protein ile doldurmak gerekir... Spordan önce protein tozu veya protein almak, spor esnasındaki enerji ihtiyacını karşılamaya ve kas oluşumuna yardımcı olur; spordan hemen sonra alınacak protein veya protein tozu spor esnasında kasılarak kuvvetlenen kaslara dinlenme sırasında ihtiyaç duyacağı enerjiyi sağlar; bir nevi yağları proteinle değiştirmiş oluruz... Kas miktarının artışıyla daha fazla yağ yakmaya, tabiri caizse yağları daha kuvvetle ezmeye başlarız... Spordan sonra alınacak protein oluşan açlık hissinin de sağlıklı bir şekilde giderilmesine ve kilo kaybının kalıcı olmasına yol açar... Çoğumuzun başına gelmiş yada duymuşuzdur "spordan sonra çok acıkıyor, istemesem de daha fazla yiyorum" diyenleri... Spor esnasında kalori yakan vücudun, enerji ihtiyacı ortaya çıkmaktadır; bu ihtiyaç protein alımıyla olursa vücut kasa; şeker veya yağ ile doyurulursa vücut kilolu bir yapıya dönüşür... Bilinçli olarak yapılan herşey istenilen sonucu verirken; bilinçsizce yapılan aktiviteler beklenen sonucu vermez... Kalıcı kilo kaybı ve ideal kilonun korunumu, ihtiyaç duyulan kalori kadar beslenmenin yanında, en azından 2 günde 1, 1 saat kalori yaktıran bir aktiviteyi yaşam tarzımızın içine yerleştirerek gerçekleştirilebilir... Hareket + Protein = İstenilen Sonuç... Herkese sağlıklı ve mutlu günler dilerim...
-
12 August 2013 Monday 23:55:21
@mutercimfiliz benim kilo verişim ilk başta siteyle paralel seyrediyordu sonra kilomu güncelledim; baktım 2-3 hafta sonra sitede yazan değer 11 kilo verdiniz yazarken ben gerçekte 15 kilo vermiştim... Bugün ise yine kilomu güncelledim; bu kez yaşam tarzımı Monoton dan Hareketli ye çevirdim; birden 15 kilo verdiniz değeri çıktı (bu arada da 15 ile beraber Altın Madalya da geldi :) )... Ben her zaman kiloyu güncellemeden ve güncel kiloya göre tavsiye edilen kaloriye göre ayda kilo vermeden yanayım... Ama insan gerçekte verdiği kilonun sistemde de aynen gözükmesini doğal olarak bekliyor... Şimdilik Hareketli yaşam tarzını seçtim ve onunla beraber gerçekte verdiğim kilom paralel; bir ay sonra bu düzeyin beni yansıtıp yansıtmadığını daha iyi anlayacağım... Kilo vermek ilginç bir iş; görüyorum ki sabit bir Matematiği yok... Tek gerçek tartının gösterdiği :)... Evvelden de dediğim gibi: "Tartılar ve Aynalar, yalan söylemez"...
-
12 August 2013 Monday 15:33:01
Nette dolanırken bir sitede karşılaştım; paylaşayım dedim...
http://www.pirsushaber.com/fotogaleri/neden-kilo-veremiyorsunuz-141p.html
Neden kilo veremiyorsunuz?
1. Kıtlık hissi : Bir anda çok fazla kalori eksiltmek vücudun aldıklarını yakmasına değil depolamasına yol açar. Aniden büyük bir açlıkla karşı karşıya kalan vücut, kıtlık zamanı sinyalleri vermeye ve önemli işlevleri için harcamak üzere, kas kitlesinden de yakmaya başlar
Çözüm: Evet, kilo kaybetmek için kalori kesmeniz gerek, ama hepsini değil. Etkili bir kilo verme için size önerimiz, çareyi ölüm diyetlerinden değil, bol bol egzersiz yapmakta
2. Ya hep ya hiç:Sizin felsefeniz ya hep ya hiç. Yani ya salatalığın dilimlerini sayıyorsunuz ya da hiç hesapsız, büyük hamburger mönüsünü elmalı tartla tamamlıyorsunuz
Çözüm: Önemli olan, rejim yapmayı, sadece belirli bir süre devam ettirilecek bir kür değil, yaşam boyu izlenecek bir yaşam biçimi gibi görmeniz
3. Hızlı yemek:Hızlı yemek yiyen kişilerin mideleri, daha beyne doymuş olduğu sinyalini veremeden çok fazla yemekle doldurulmuş oluyor.
Çözüm: Ağzınıza aldığınız her lokmadan sonra çatalınızı tabağınızın kenarına bırakın ve yavaş yavaş çiğnediğiniz lokmanız bitene kadar tekrar elinize almayın
4. Beyaz ekmek:Rafine edilmiş beyaz ekmek, makarna ve pirinç çeşitleri çok az lif içerir. Az lifli yiyecekler yerine, bol lifli olanları tercih etmeniz metabolizmanız için çok daha iyi.
Çözüm: Beyaz ekmek, makarna, pirinç ve patates gibi lif oranı düşük yiyecekler kan şekerini hızla yükseltir. Uzmanlar bunların yerine kepekli ekmek ve lif açısından zengin yiyecekleri tüketmenizi öneriyorlar
5. Egzersiz:Egzersiz tabii ki kilo vermek için vazgeçilmez, ama siz pizzaları hamburgerleri güzelce tüketirken tek başına yetmez
Çözüm: Egzersiz yapıyor olmanın rahatlığıyla yiyeceklere sarılmayın. Özellikle porsiyonların miktarı en çok dikkat etmeniz gereken nokta.
6. Aç ve susuz Kilo vermeye çalışanların en yakın dostu, sudur. Toksinlerden arınmak, kasların canlılığını korumak ve metabolizmanızın hızlanmasını sağlamak suyun görevidir. Su sayesinde sıcak yaz günlerinde daha rahat egzersiz yapmanız da mümkün
Çözüm: Güne bir sürahi su doldurarak başlayın ve günün sonuna kadar bunu bitirmeyi hedefleyin