Mesaj Panosu
-
02 August 2016 Tuesday 16:43:41
Merhaba @moustache hoşgeldin. aradaki farkı baya açmışsınız ama üzülmeyin siz zaten azim örneğisiniz , mutlaka tekrar vereceksiniz. ama dediğiniz gibi yöntem değiştirin. ben de bahsettiğiniz gibi yeme şeklimi değiştirip sadece sağlıklı gıdalar üzerine yoğunlaştım. hatta eşimle birlikte yapıyoruz. yemeklerimizi artık sadece sağlıklı şekillerde yapıyorum ağır, unlu mamüllerden uzak duruyoruz. onun yerine sabah kahvaltlarımızda belli bir miktar çiğ kuruyemiş tüketiyoruz. ve asla paket gıda yememeye başladık. en önemlisi de bu bence. yani anlayacağınız karatay diyeti bana çok uygun geldi ve kendimi tanıdığım için kendimce uygulamaya başladım. çok memnunum sonuçtan. haftada 1 gün kendime izin versem bile şimdi bozamıyorum :) sağlıklı beslenme iyidir iyidir...
-
03 March 2016 Thursday 15:16:03
@Neutec karatay diyeti kolesterolü artırır.zayıflarsınız ama sağlığınız bozulur, iç organlarınız zarar görür. tavsiye etmiyorum ben şahsım adına. en doğrusu her şeyden dengeli almak.
-
-
29 June 2015 Monday 22:30:12
Merhaba, sizlerle diyet sürecimi belki biraz faydam dokunur diye paylaşmak istedim.
Belki kendinize yakın bir tarafını bulup uygulamak istersiniz.
Öncelikle günde 4 öğün tükettim.
Sabah-Öğle-İkindi-Akşam
Sabah-8.30-9.00
Öğle- 12.30-13.00
İkindi- 16.00
Akşam- 19.00-20.00
En erken gece 10'da uyudum.
Dolu mideyle yatınca reflüm kendini hissettiriyor. Ayrıca kilo yapıyor.
Sağlıksız şeyler yemedim.
Zaten meyve suyu, kola, cips, kızartma gibi alışanlıklarım yok. Aklıma bile gelmez.
Tek isteğim tatlıdır, çikolatadır. İstediğimde abartmamak kaydıyla yedim.
Sabahtan akşama kadar ne yiyeceğimi planladım. Buraya yazdım 1300 kaloriyi, en fazla 1500 kaloriyi geçmedim.
Sabahları işe bisikletle gittim, akşam bisikletle döndüm. (Toplam yaklaşık 40 dk kadar sürdü)
Aksam 15-20 dk step yaptım. Step yapmaya 1-2 kilo verdikten sonra duraklama olduğunda başladım. Bırakmadım sabrettim. Bir adım zorlayınca hemen takıldığım yerden kurtuldum.
2,5 -3 litre su içtim.
Ekmeği zaten çok yiyen biri değilim. Bir öğünde avuç içim kadar yedim. Sabah yediysem akşam yemedim.
Pilav, yaprak sarması vs varsa yine ekmek yemedim. Yoğurt tükettim. Miktarlara dikkat ettim. Meyveyi en fazla iki kere tükettim biri sabah kalkınca kayısı diğeri de ikindi araöğününde. Şeker olduğu için fazla tüketmemek gerek.
Sabah 2 yumurtalı omlet, zeytin, ekmek, yanında sütle yiyerek iyi bir kahvaltı yapınca ara öğüne ihtiyacım olmadı.
Kahvaltıda süt olmadan mutsuz oluyordum ben de istediğim gibi bir kahvaltı yaptım. Sütü en çok kahvaltıda seviyorum. Zaten çayla kahvaltı yapamıyorum, çayı sevmiyorum. Çay içince şekersiz içemiyorum o yüzden zaman zaman içtiğimde şeker kullanıyorum.
Bir ayda 4 kilo verdikten sonra anladım ki önceden ekmeği (diyetisyenlerin en az 8 dilim veya eşdeğerleri demesi üzerine) çok yediğimi, 1300 kaloriden fazla kalori almamam gerektiğini anladım. Açıkçası 1300 az diye düşünüyor ve 1500'den aşağı tüketmiyordum ve zayıflamam yavaş oluyordu. Bu sefer niye hızlı değil diye sıkılıyordum. 1300 kaloriyi de kesinlikle sağlıklı şeylerle doldurdum. Yoksa 1300 kalorilik yaş pasta yiyip o günü bitirerek değil. Ayrıca 1300 altına da düşmedim ki vücut kıtlığa girmesin.
Diğer bir "sorun" ise çok spor yapmamdı. İşe yürüyerek gidip geliyordum böylece günde 10-11 km yol yürüyordum ama bir sorun vardı. Açlık krizimi artırıyordu. Diyetisyenle de bunu konuştum ama pek anlamadı sanırım. En profesyonel diyetisyen bile klasik tavsiyelerde bulunuyor. Hastanın alışkanlıklarını bilmeden tavsiye ediyor. Ben kilo veremiyorum dediğimde, spor yap dedi. Günde 11 km zaten yürüyordum. Bana verdiği ara öğün akşam 4te idi. Akşam 4'te ara öğünden sonra ben 5 te işte çıkıp 5 km yol yürüyordum. Geldiğimde ise kurt gibi aç olup, yemek yapmaya halim kalmamış vaziyette ilk ne bulduysam midemi dolduruyordum. Bütün çabalamalar boşa gidiyordu. Anladım ki sporda fazla yüklenmemek ve halsiz düşmemek gerek.
Bunların dışında Tirodim yavaş çalışıyor. Bunun için tiroid hapımı düzenli kullanıyorum.
Ramazan dolayısıyla kilo vermem yavaşladı ama buna rağmen 2 haftada 1 kilo vermişim. Sahurda 3te yediysem sabah 5te yattım. Midemdekiler sindirilsin diye. Reflüm için de tabi ki... Ayrıca ramazanın verdiği aç gözlülüğü bastırıp normal yedim. Suyumu içtim.
Açıkçası çocukluğumdan, hatta doğduğumdan (4 kilo doğmuşum) beri veremediğim kilolara çözümü bulmak beni mutlu etti. Zamanla alıştım tatlı isteğim azaldı. Zaten şeker uyuşturucu gibi bir şey. Tükettikçe istek artıyor.
Aslında farkında olmadan kısmi bir Karatay diyeti uyguladığımı gördüm. Kısmi, cünkü 2 yerine 4 öğün yiyorum. Ekmeği kesmedim ama azalttım, meyveyi de azalttım. Fındık, badem, ceviz ara öğünde bir dün olmazsa öteki gün kesin tüketiyorum.
Toplam 8 kilo civarında verdim ve diyet yapmış gibi hissetmiyorum. Umarım okuyan herkese biraz olsun yardımım olmuştur. Sizin de işinize yarar bir şey çıkmıştır. -
24 June 2015 Wednesday 21:05:06
Birkaç gün önce kendime excel'de bi program hazırladım. Yaptığım programa aldığım besinleri giriyorum; o da bana günlük aldığım toplam protein, karbonhidrat ve yağların miktarını hesaplıyor. Yani işi biraz daha ileriye götürdüm. Geriye dönük son 8 günde gördüm ki; Tamam karbonhidratı artık kompleks yapmışım ve yağı da kısmen ayarlamış gibiyim ama maalesef yeterince protein almadığımı tespit ettim. Karatay Diyetini hayatıma uyarlayıp aldığım proteini artırmayı planlıyorum. Şu anda 275'ler de olan kolesterolümün durumunun birkaç ay sonra ne olduğunu olumsuz yada olumlu burada sizlerle paylaşacağım. :)))
-
24 June 2015 Wednesday 20:56:38
Yani bana şunu diyebilirsiniz; " Hadi ordan şeker hastası değilsin! Neler çekildiğinden bihabersin ve ahkam kesiyorsun." Ben yazdıklarımın bi an yanlış anlaşıldığını düşünerek ukalalık etmek istemediğimi sadece düşüncelerimi paylaştığımı belirttim.
Karatay Hoca'nın söyledikleri bana mantıklı geliyor. Kitabını da satın almanıza gerek yok benim gibi internetten indirebilirsiniz. :))) Birçok bilgiyi zaten kaynağını belirterek kullandığını yazıyor. Hatta kitabında, "Ünlü Metabolizma Profesörü Sayın Ahmet Aydın'ın 7'den 70'e Taş Devri Diyeti" kitabından ve daha birçok araştırmadan ve yazıdan bahsediyor. Onun yaptığı doğru bildiğimiz yanlışları düzeltmek diyebilirim ve kitabında birçok konuya açıklık getirmiş ve toparlamış. Ayrıca içine kendi araştırmalarından ve doktorluğundan edindiği tecrübeleri ekleyerek orjinal bazı fikirlerle beslemiş. Doğal beslenmenin önemine vurgu yapmış.
Bu arada bu kitaptan bi kazancım yok. :))) -
24 June 2015 Wednesday 20:31:46
@sarikadir; Ahkam kestiğinizi söylemedim :-) Ama o kadar doğal bir dille anlatmışsınız ki güzel anlatmışsınız dedim. Zira benim diyeceklerim de çok farklı değil (gerçekten 10 yıldır Tip II diyabetliyim, daha doğrusu bu kadar süredir farkındayım).
Benim Karatay'ın ne diyeti ne de kendisi ile bir alıp veremediğim var, ancak diyabet konusunda çok sayıda kaynak inceleyince (yeterince zamanım oldu) çok kişinin çok şey dediğini duydum, bunların bir kısmı yine Karatay kadar saygıdeğer, ama onların düzleminde bir çıkış gerçekleştirmek (ticari kaygı) için pek çok şeyi genellemek zorundasınız (popülerleşme) ve bu tür yazarların yaptığı genellemeler bazen riskli de oluyor. Bir şeyi çok hararetli şekilde söyleme ihtiyacı duyduklarından okuyucu kitlesi de bunu abartarak alıyor. Karatay'ın dediği hiç bir şey kendi buluşu değil (kaçırdığım bir şey yoksa). Çoğu diyet kitabının yazarı da öyle.
Glisemik Endeks (GI), hatta Glisemik Yük (GL) konusu tabi doğru, hele hele diyabetliyseniz şeker bile ölçmeden kan şekerinizin o anki durumunu üç aşağı beş yukarı yediklerinizden tahmin edebilirsiniz (2 saat tokluk ve AKŞ için tabi, bir gece önceden yediklerinize göre). Can sıkıntısı, bazen kan şekerimi ölçmeden değer aralığı konusunda eşimle iddiaya bile girdiğim olmuştur :-). Yediklerinizin hangisinin GI'inin düşük olduğunu, hangisinin yüksek olduğu, ne kadar yediğiniz ve üzerinde ne kadar zaman geçtiği kafanızdaki bir sayaçta yazılı gibidir. Ama önemli bir konu var spor ve diyet yapınca bunu tahmin etmek zorlaşıyor, son bir senedir tahmin oyununda eşim kazanır oldu. Aslında demek istediğim o dur ki bir diyabetlinin işi ticari kitaplara kaldıysa sanırım ki artık biraz geç olur; bir replik vardı Yeşilçam filmlerinde "Allah'tan ümit kesilmez, modern tıpa her gün ilerliyor hanımefendi" diyen yaşlı, saçsız, kısa boylu bir doktor geldi aklıma :-).
Kullanmanız gerekip de kullanmadığınız ilaç da tehlikelidir. Belirtmişsiniz zaten, dediğim gibi özellikle anti-diyabetik ilaçlar için iki taraflı tehlikeli.
Sağlıklı beslenme ve spor şart, bu işi kadere bırakmamak gerekiyor, haklısınız. -
24 June 2015 Wednesday 15:57:06
@kadiredemen çok geçmiş olsun. Karatay Diyetini okumanı tavsiye ediyorum. Özellikle şeker hastaları için müthiş bilgiler var. Eğer uygularsan belki ilaca bile gerek kalmayacak...
-
23 June 2015 Tuesday 22:15:18
Arkadaşlar Karatay Diyetini bilmeyenler için önemli yerlerini kısaltarak vermek istiyorum;
Harvard Tıp Fakültesi Beslenme Bölümü Başkanı Dr. Walter Willet, "Yağlar problem değildir. Asıl şekerli içecek, patates, ekmek,
makarna, pirinç ve tatlıları diyetimizden çıkarabilirsek kilo alma, obezite, şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp-damar ve felç hastalıkları gibi birçok metabolik hastalığı önleyebiliriz" demektedir. -
15 June 2015 Monday 12:30:05
@sarikadir; "Zaten var" konusuna @heidi'ye verdiğim cevapta biraz değindim aslında. Bu konularda dikkatli olmak gerekiyor, kesinlikle katılıyorum, ben doğru/yanlış'tan çok bir çaresizliği ifade etmek istemiştim. "Karatay teyze"nin de içinde olduğu bir grubun yaptığı gibi, bulunamayacak, üretici açısından nesli tükenmiş gıdaları "bulacaksınız ve mutlaka yiyeceksiniz" demek çok kolay. Dedikleri yanlış değil, tercih olanağı olduğunda dikkate alınması mutlaka gerekli şeyler ama diyetlerin (beslenme düzeninin) kalıcı ve başarılı olabilmesi için uygulanabilir olması ilk şart naçizane kanımca. Spor da öyle. Diyeti ve sporu zorlaştırmamak, hele hele yokuşa sürüp de imkansız hale getirmemek lazım. Sonuçları çok ciddi yaralar açabiliyor çünkü.
Bu konuda olabildiğince sağlıklı beslenmek gerekiyor. Ama bazen total (topyekün) kar/zarar hesabı da yapabilmek gerekiyor. Hadi gelin de iş yerinde tüpü yakıp çorbanızı kaynatın mesela :-))).