Mesaj Panosu
-
22 May 2015 Friday 05:38:17
Günaydın..
Bazı arkadaşlarımın yazdıklarını okurken dehşete kapılıyorum...herkes inanılmaz bir telaş içinde,arkadaşlar nedir bu acele? Fazla kiloları 3 günde mi aldık da 2 günde kurtulmaya çalışıyoruz?? Çok düşük kaloriyle beslenenler,bir kaç gün kilo veremedi diye üzülenler....nolur yapmayın....sağlığa olan zaraını da geçtim de,az kaloriyle diyetinizi sabote ediyorsunuz,siz az yedikçe vücüt yakmıyor,kilo veremiyorsunuz....ayda 3-4 kilo kaybı şahanedir,sağlıklıdır....kalorinizi bu kadar kısacağınıza hareket katın hayatınıza!! Özellikle gençler,günde bir saat yürümememin bahanesi olamaz benim için...(çalışan,çoçuklu hanımlar,çok daha zor biliyorum...vakit yok,haklısınız..)
Ayrıca "yağ yakıcı" kür,formul,çay,yok böyle bi şey!!!yağ yakan formül,aldığımız kaloriden fazlasını harcamak,hepsi bu...yine aynı yere geldik,hareket....
2-3 günde tartıda sonuç beklemeyin...bir ay geçsin bi bakalım....ortalama 4 kilo. Veremiyorsanız, ha o zaman bi gözden geçirmek gerekebilir,neyi yanlış yapıyorum diye....kaçamaklarımızın sıklığı ne mesela? Kekden ince bi dilim,çikulatanın ucundan bi parça derken fazla mı kaçırıyoruz ki?
Aslında ne desek boş,herkes kendi doğru bildiğini yapıyor sonuçta...ama inanın,burda uyarıda bulunan bi çok kişi,kendi geçmiş deneyimlerinin sonuçlarını yazıyor ,oralardan geçtik biz yani,benzer hataları yaptık,verdiğimi kiloları hızlıca geri aldık...
2 şey var ki,vurgulamadan geçemiyorum.bir,irademize sahip olmayı öğrenmek zorundayız,koskoca insanlarız,bunu halletmeliyiz artık ..azim ve kararlılıkla devam edip de kilo veremeyen kimse olamaz!!!
İki,diyet değil ,sağlıklı yaşam biçimini hedef edinmeliyiz...yeme alışkanlıklarımızı değiştirmeye çalışmalı,(lacoste,seni andım bunu yazarken:) ve spora zaman ayırmalıyız.. -
21 May 2015 Thursday 23:36:29
@nağme81; Belirttikleriniz için teşekkürler ancak birkaç konuda muhalif olabilirim, diyabetli olup olmadığınızı bilmiyorum ama diyabetli olan bir kişinin tansiyonunu yükseltecek ve kilo/spor'u göz korkutucu yapacak maddeler belirtmişsiniz (Genelde sadece kitap bilgileridir, yaşanan şekli biraz farklıdır). :-)))
Ben 10 yıldır diyabetliyim, çevremde tip I ve tip II çok sayıda diyabetli oldu. Diyabette hastanın yükümlülükleri ve doktorun yükümlülükleri vardır ve birbirinden farklıdır. Hekim gözetiminde spor ve kilodan bahsederseniz bu yanlış olur, bir sporcu için bunu diyebilirsiniz (zorlanma ve süreklilik söz konusu) ama "gözetiminde" dediğinizde, bu durum "haftada bir doktora git, ya da boş ver sen hiç spor ve diyet yapma" anlamına gelir, bu zaten moral isteyen bir şeyi tamamen hamaliye haline getirir ve genellikle vazgeçilir, sonunda olan olur ve diyabet hastası kilosu nedeniyle hastanelik olur. Genellikle en iyi hekim ömür boyu şekerini ölçen bir hastadan daha iyi kontrol sağlayamaz, çünkü sürekli ilgilenemez. Bu durumlarda, hele hele insülin kullanacak kadar ileri ise, hastalar zaten kendi şekerlerini ölçerler. Doktora, başlamadan önce bir defa gitmesi ve periyodik normal kontrolüne gitmesi doğrudur. Doğru spor yaptığınızda şeker dengeniz inanılmaz şekilde yerini bulur, şeker belirtileri bile kaybolabilir, mesela benim alyuvarlara glikoz bağlanma oranım 5 civarı geldi son tahlilde, bu şeker hastalarında 7 veya üstüdür, 6'ya çekilmeye çalışılır. 6'nın altı şeker hastalığı olmama ile yakındır. Bu son 3 ayın ortalama kan şekeri durumunuzu AKŞ'ne göre daha fazla yansıtır.
Önemli bir nokta: İster diyabetli olun ister olmayın, spor ve kalori kontrolü zaten bir hayat boyu yapmanız gereken bir şeydir. Spora başlayacağım ve bırakacağım diye bir şey olmamalı, diyabetli için de spor yapmak dönemsel bir uğraş olmamalı, asla (Bu da "doktor kontrolünde yapılması" konusunun ne kadar garip olduğunu anlamak için önemli bir noktadır). Bu fikir kimden çıkmışsa bilmiyorum, doktorlarım arkadaşlarım oldu, arkadaşlarımdan doktorlar oldu, böyle bir gariplik duymadım, zira bu şekilde hastalıkla yaşamak zorunda olduğunuzu doktorlar bir tıbbi etik dahilinde kabul ederler ve buna uygun yönlendirirler, yani sizin hayatınıza tıbbı adapte etmeye de çalışırlar (biz buna iyi doktor diyoruz, yoksa bildiklerini sizin yanınızda kitaptan okuyup da söyleyebilirlerdi).
Önemli bir nokta daha: İster diyabetli olun ister olmayın. Sağlıklı beslenmeniz, aşırı hızlı kilo vermemeniz (ayda 4kg'dan fazla), sporda aşırı zorlamamanız (anaerobik solunuma varmadan ve bir saati geçmeden) gereklidir. Normal bir insanı hasta yapar, diyabetliyi götürür.
Spor ve diyet konusunda hekim önerisi alınmalı evet, ama zayıflatacak olan hekim değildir, o önemli olanları söyleyecek olan kişidir. Bunu karıştırmayalım. Diyabetli olup kilo vermek bu kadar zor değil, lütfen insanları korkutmayalım, dikkat edilmesi gereken şeyler bellidir.
Endokrinoloji hekimi bu işin uzmanıdır ama Türkiye'de endokrinoloji uzmanına devlet tarafında giderseniz 2 ayda randevu gelmez. Özel hekime giderseniz tarifesinden bahsetmek istemiyorum, orta gelirli biri için ayda bir veya iki gidişiniz olabilir. İç hastalıkları uzmanı da dinamik dengelerinize karşı "spor yapın ama mümkünse hareket etmeden yapın" anlamına gelecek bir şeyler söyleyecektir, zira vaka ile karşılaşma olasııkları endorinologlara göre daha azdır.
Bu ara diyabetliyseniz ve kan şekeriniz 60'a düşmüşse ağzınıza bir kesme şeker (ama fazla değil) atın ve bir taksi çağırın ve bir an önce hastanenin yolunu tutun, taksi şoförüne "şeker hastalığı" nedeniyle hastaneye gittiğinizi söylemeyi unutmayın. Çünkü bu düşüş devam etmeye meyillidir. Zaten bir şeyi diyabetinizle çelişecek şekilde çok kötü yapmışsınız demektir.
Yanınızda taşıyacağınız bisküviyi unutun, o sizi kurtarmaz. O bisküviye ihtiyaç duymamayı çok iyi öğrenin. Hipoglisemi (ŞEKERİN AŞIRI DÜŞMESİ) durumuna karşı yanınızda kesme şeker bulundurun (AMAN! YÜKSELMESİ DEĞİL). Neden kesme şeker? Çünkü bu sevimli bir çocuğa çantanızdan çıkartıp vermeyeceğiniz, orada sürekli kalabilecek bir şeydir. O şekeri kullandıktan sonra en kısa sürede hastanenin yolunu tutmanız gerekir, çünkü kısa sürede müdahale edilmezse şekeriniz o andakinden daha da aşağı düşecektir ve çok çok tehlikelidir. Eğer doktora hemen varma olasılığınız yoksa şeker için de o kadar acele etmeyin, ağzınıza karbonhidratlı bir şeyler atın. Bu "şeker alma" durumu çok uçta bir noktadır, çoğu diyabetli yaşamı boyunca bu durumla neredeyse hiç karşılaşmaz (kendini ihmal eden biri değilse, ki diyabetin şakası yoktur, temel kurallara mutlaka uymanız gerekir).
Spor açısından en önemlisini eklemek gerekiyor; Koşmak (jogging türü) diyabet için uygun bir spor değildir, ayaklar yere vurduğundan su toplama ve yara açılma olasılığı fazladır. Ayaklar diyabette en kolay yara alan ve iyileşmeyen yerlerdir. Diyabetli ayağı denilen bir kapanmayan yara durumu olabilir. Yürüyüşü tercih edin. -
17 May 2015 Sunday 15:30:25
@rabiabtn; Aynı şey benim de başıma geldi. Bende fark 20 kg'da 2kg kadardı. Birkaç farklı nedenden olabiliyor bu açılma.
- İlk başladığınızda aynı zamanda spora da başladıysanız su kaybından dolayı 1-2 kg fazladan bir hızlı kayıp verebilirsiniz, bunun yağlarla ilgisi bulunmuyor.
- Eğer yediklerinizi her olasılığa karşı yazarken fazla fazla yazdıysanız doğaldır (benim birincil nedendi).
- Eğer spor yapıp yazmadıysanız veya ağırlığınız normalden fazlaysa seçtiğiniz sporu yaparken sitenin belirttiğinden fazla yakıyorsunuz (ama muhtemelen bu sizin için geçerli değil). Sitenin yakma ayarları normal kilolu bir yetişkinin ortalamasına göre (benim ikinci nedendi, başladığımda 120 kg'dım, 80 kg ortalama ağırlıktaki kişiye göre yaklaşık 1.5 kat yakıyordum kalori olarak).
- Metabolizma hızınız yüksektir, hipertrioidi gibi bir nedenden olabilir, bunun site ile ilgisi yok. Ama bu durumda da genelde zayıf olursunuz, zaten fazla kilonuz olmaz.
- Sporu abartıp çok yüksek tempolu ve uzun süreli yapıyor olabilirsiniz, bu durum biraz tehlikeli, zira ağırlık kaybı kas kaybından oluyordur, bir süre sonra daha hızlı kilo alabilirsiniz.
Aklıma gelenler bu kadar, diğer arkadaşlar da gözlemlerini paylaşırlarsa çok sevinirim. -
15 May 2015 Friday 16:55:03
Aslında ben de sabah erken yapılmasının (nispi olarak tabi) zararları konusunda bir dizi bilgiye ulaşmıştım. Yanlış hatırlamıyorsam kandaki şeker oranının uzun süreli hareketsizlikten sonra çok değişken olmasından ve ayrıca kalbin zorlanması ile ilgili risklerden bahsediliyordu. Özellikle aşırı kilolu ve obez olanlar için.
Genelde "size en uygun saat en iyi saattir" deniliyor, minör farklar var genelde ama iyi bildiğim şey ilgili metabolizma rahatsızlığınız varsa hipoglisemi nedeniyle (olduğunda kilo derdiniz kalmaz, çok çabuk götürür) aç karnına olmaması gerektiği.
Kalp riskiniz varsa sabah vücudunuz ve kan dolaşımınız yerini bulmadan başlarsanız olacaklar da pek farklı değil. Bu şekilde ölen insanlar var. Aşırı kilolu olduğunuz durumda nabzınız daha yükseğe çıkacağı için bu risk biraz artıyor. Riskli gruptaysanız egzersizde istediğiniz kaloriyi tutturmanız da zorlaşıyor. Kasların soğuk olmasından da kaynaklanabilecek minör (en azından yukarıdakilere göre) sakatlık riskleri de var. Isınmadan spora başlamanın riskleri ile çok yakın.
Aynı koşullar kondisyonlu ve sağlıklı bir sporcu için pek geçerli değil tabi. Hatta belirttiğiniz üzere sabah dinlenmiş vücut ile daha iyi olabilir. Ama genel olarak şu denilebilir ki kilo verebilmeniz için sağlıklı olmanız, sağlığınızı korumanız şart ve bu kilolu olunca daha zor.
Genelde sporcular, bedenini dinlemeyi (sakatlık ortaya çıkmadan spor sırasında sezmeyi) daha iyi bildikleri için de onlarda genel olarak riskler daha düşük.
Spor yaparak 20-30 kg verip de başından bir sakatlık geçmemiş olan var mıdır acaba diye düşünüyorum. -
15 May 2015 Friday 16:33:34
Vicdan Çorbası tarifi
Yemeği çok kaçırdığınız veya kaçamak yaptığınız bir gün sonrası, öğlen ve akşam yemekleri yerine içmek için diyetisyen Dilara Koçak’ın tavsiye ettiği bir çorba tarifi veriyorum. Bu çorbadan sınırsız tüketebilirsiniz. Ama yanın da ekmek yasak. Kalorisini yazayım 1 porsiyon 75 kalori :))
Malzemeler:
– 2 adet kabak (lif ve su oranı yüksek ve düşük kalorili)
– 2 adet kuru soğan (Antioksidan)
– 2 adet domates (likopen içerir)
– 1 demet maydanoz
– 1 demet nane
– 1 demet dereotu
– 2 çorba kaşığı bulgur(tam tahıl, lif ve bitkisel protein içerir ve tok tutar)
– 2 diş sarımsak (bağışıklık sistemi ve kalp için faydalı)
– 1 tatlı kaşığı zeytinyağı(kalp dostu)
– 1 tatlı kaşığı kaşığı karabiber, kırmızı biber, kimyon.
– 3 su bardağı su
Bütün malzemeleri iri parçalar halinde tencereye koyup pişirin. Ardından el blender’ı veya robot kullanarak püre haline getirin. Çorbayı püre halinde sevmeyenler, sebzeleri ufak ufak doğrayarak pişirebilirler.
Ben bu çorbayı denedim gerçekten faydasını gördüm. Aynı zamanda metabolizma hızını arttıran bir çorbadır. Üzerine limon sıkarak da tüketebilirsiniz. -
14 May 2015 Thursday 12:14:11
@ezgimebru sizin bu sabah sporuna öyle özeniyorum ki.. Keşke ben de sporumu sabah yapabilsem ama maalesef mümkün değil. Kaç kalori yediğimiz önemli ama ne yediğimiz daha da önemli ve bu konuda size katılıyorum. O kurabiyeler, pilavlar, hamurlar günlük hayatımızdan çıkmadığı sürece günde 500 kalori bile almış olsak kilo vermek çok zor. Hatta kilo versek bile bu beslenme tarzı ile zaten o verilen kilolar yağlardan olmuyor. Bu arada ben de çalışan bir bayanım ve yemeğimi kendim hazırlayıp işyerine getiriyorum. Öyle aman aman bir çaba gerektirdiğini düşünmüyorum. Yemeği evden getirmek kesinlikle en iyi çözüm. Ancak ben yine de ev hanımı olan ardaşlarımızın durumu daha zor diye düşünüyorum. Çalışırken zaten yemek aklınıza gelmiyor. Ayrıca çalışan kişiler daha düzenli besleniyor çünkü kahvaltı ve öğle yemeği saatiniz belli. Ama işte şu sabah sporu da ev hanımı olmanın en güzel avantajı. Sabah ofiste ip mi atlasam ne yapsam??..:)
-
08 May 2015 Friday 17:22:18
Mucizeleri gerçekleştirecek sihirli bir değneğimiz yok belki ama çok çalışarak da mucizeler gerçekleştirilebilir. Ben diyet yapmaya başladığımda 76 kiloydum hayli kısa olmama rağmen. Başlarda çok sıkı uyguladım 13 kilo verdim. Sonra dönem dönem bıraktım birkaç kiloyu geri aldım. En son 100 gün önce bu siteyle tanıştım ve gerçekten yapılamayacak hiçbir şey olmadığını gördüm. Kalori takibine başladığımda 59 kiloydum, zamanla siteye uygun şekilde kilo verdiğimi gördükçe imkansız olmadığına daha da inandım ve şu an ideal kiloma 1 kilo uzağım :) Herhangi bir sağlık sorununuz yoksa inanın moral bozmaya, olmayacak demeye hiç gerek yok. Hepimizin azmine sağlık! :)
-
08 May 2015 Friday 16:01:47
ogle yemegini disarida yedim.cin yemeginin kalorisi nedir acaba bilen varmi arastirdim ama bulamadim ben.cin usulu sebzeli tavuk ve nudeli dedikleri makarna birer porsiyon kac kalori almisimdir fikrinizi rica etsem.
-
05 May 2015 Tuesday 13:25:01
Bir dakika bir dakika azmine hayran kalınan hoca ben miyim duy bunları kimyacıııı sana sorsak iskenderci kaçamak düşkünü biriyim :))
püf noktası falan istiyorsun nihal42 ama sen eskilerden değil misin Konyalı ? Bilirsin sen sağlık kalori işini :) eski kopuk öğrencileri anlar zayıflamaktan ::P -
05 May 2015 Tuesday 13:22:03
Nihalcim Teşekkür ederim canım saol.Evet biliyorum.Çok da severim.Ben köy de büyüdüm. Koyunlarımız ineklerimiz de vardı.Rahmetli annanem hayvanlar yavruladığın da bize ilk sütünü sağardı.Allah rahmet eylesin.En besleyici ve yağı en çok olan süttür.Dolayısıyla kalorisi de yüksektir.Ancak elin de varsa bence bu fırsatı kaçırma.Sonrasın da aldığın kaloriyi telafi edersin.Ya da spor yaparsın.Çünkü bu fırsat maalesef herkesin eline geçmiyor.Ben ağız sütünü içmeyeli çoook uzun zaman oldu.Olsa da içsek keşke.Kalorisini hiç umursamazdım.