Mesaj Panosu
-
28 June 2015 Sunday 11:54:53
Bugün tartıda 50 yi gördüm. Hem de günlerdir düzensiz yediğim ve spor yapamadığım halde. Darısı tüm emekçi diyet arkadaşlarımın başına :)
-
27 June 2015 Saturday 19:14:04
heidi diyette Teşekkür ederim canım. Tavuğu pişirme ve suyunu değerlendirme tekniğin çok uygun ben de aynısını yapıyorum.
-
27 June 2015 Saturday 13:20:55
Herkese iyi hafta sonları,
@heidi diyette, belirttiğin aletler birbirinden çok farklıdır. Air walker bildiğin yürüme hareketinin aynısı ve bazı belediyeler halkın spor yapması için belirli yerlere bu alet ve daha başkalarını koyabiliyor. Eliptik bisiklette ise ayaklar bir elips hareketi çizer ve tüm kondisyon bisikletlerinde olduğu gibi zorluk derecesini ayarlamak için bir mekanizması vardır. Benim evimde kullandığım volanı saran bir kayışın bağlı olduğu düğmeyi saat yönü yada tersine çevirince zorluk derecesi değişen tipten. Yeni alacak olan varsa volanlı değilde manyetik olanları öneririm. Ayrıca şunu belirteyim ki eliptik bisikletle spor çok keyifli. Tavsiye ederim.
@bkyavas, bende önce derisiyle pişirip sonra derisini atıyorum. -
26 June 2015 Friday 13:17:29
@sarikadir; Kaçamak yaptığınızı Karatay görürse hayati tehlike yaşayabilirsiniz :-).
Bu ara söylemeyi unuttum, bir arkadaşım (önceki işyerimde) zayıflamak için Karatay'a gitmişti (evet bizzat, diyet danışmanlığı yapıyormuş kendisi, öğrenmiş olduk), ana ne yazık ki arkadaş bir çeşit ruh hastası oldu çıktı, şimdi yanında şakacıktan :-) "bö" diye bağırsan bile masanın altına kaçacak gibi bir harekette bulunuyordu. Herkese yiyip içtikleriniz böyle olmalı, şöyle olma diye fırça atıyor, hatta ben ayrılmadan önce diğer firma yetkililerine de yapmış, pek hoşgörülü değilmiş işinden oluyordu. -
25 June 2015 Thursday 12:43:20
@sarikadir; Balığı ve deniz ürünlerini çok seviyorum, ekmek ve pilavla hiç aram yok, sanırım bu konuda beslenme açısından şanslıyım. Spor sonrası biraz karbonhidrat takviyesi iyidir (miş) :-) Sizde adam başı 125gr falan düşüyormuş baklavadan, eğer diyabetiniz yoksa ve aşırıya kaçmıyorsanız zarardan çok yarar getirecek bir şey. Değerleriniz diyet yapan biri için iyi sanırım. Ben spordan sonra muzu tercih ediyorum, ama her zaman değil, zira GI yüksek bir gıda ama karbonhidrat gramajından glisemik yükü (1 muz yaklaşık 10 birim GL) kurtarıyor. Spor yapıyorsanız kilonuz başına 1 gr'dan fazla protein almakta yarar var diye biliyorum, 1,3-1,5 gibi, hele ağır spor yapıyorsanız ve enerji (kalori) kısıtlamasına gidiyorsanız 2'ye kadar artabiliyor, tabi 2 gr/kg gerekecek kadar ağır bir spor yapan yoktur burada muhtemelen, profesyonel sporcular için geçerli bu miktar.
@heidi; Evet, aradığım, anlatmaya çalıştığım şey buydu... Çok teşekkürler: beslenme dediğimiz şey insana takıntı olmamalı, ruhunu karartmamalı, kendisini fazla zorlamamalı, çünkü..
Çünkü bu beslenme düzeni hayat boyu uygulanabilir olmalı. İnsanın psikolojisi eğitilebilir (alışkanlıklar, beğeniler vb.), mesela ekmek, pilav, çaya şeker vb. zaman içinde aşılabilir, ama çok eğitmeye kalktığınız durumda kişiliğinizde/ruhunuzda yaralar açmaya, önemsizleri çok önemli gibi abartmaya vb. başlanması işten bile değil. "Hayat boyu Karatay'ı çekebilirim" diyen varsa, çeksin, müstehaktır :-))) -
25 June 2015 Thursday 11:19:20
Herkese günaydın. @heidi diyette teşekkür ederim. Abartmadığınız sürece tatlı da yiyin bence bir şey olmaz. Mesela biz futbol maçı sonrası 16 kişi 2 kg baklavaya hücum ediyoruz. Hem kaynaşma hem nefsimiz köreliyor. Evet excel'de yaptığım hesaplamalardan aldığım ilk sonuçlar aşağıda yazdığım gibi. Normalde benim yapımda birinin günlük alması gereken miktarlar protein 60-70 gr, karbonhidrat 140-200gr, yağ 60-90 gr olmalı ; Günlük ortalamalarım protein 55 gr, karbonhidrat 150 gr, yağ 49 gr olarak çıktı.
-
24 June 2015 Wednesday 21:10:10
@sarikadir; Estağfurullah, yararlı şeyler söylemişsiniz. Excel'deki uygulamada verilere (protein, yağ vb.) internetten mi ulaşıyorsunuz? Yoksa elinizde böyle bir veritabanı var mı?
Taş devri diyetini de biraz abartılı buluyorum. Özellikle diyabetli olanlar için tehlikeli yönleri çok. Muhtemelen kitapta bir "disclaimer" kısmı falan da eklemişlerdir kendilerini garantiye almak için. -
24 June 2015 Wednesday 21:05:06
Birkaç gün önce kendime excel'de bi program hazırladım. Yaptığım programa aldığım besinleri giriyorum; o da bana günlük aldığım toplam protein, karbonhidrat ve yağların miktarını hesaplıyor. Yani işi biraz daha ileriye götürdüm. Geriye dönük son 8 günde gördüm ki; Tamam karbonhidratı artık kompleks yapmışım ve yağı da kısmen ayarlamış gibiyim ama maalesef yeterince protein almadığımı tespit ettim. Karatay Diyetini hayatıma uyarlayıp aldığım proteini artırmayı planlıyorum. Şu anda 275'ler de olan kolesterolümün durumunun birkaç ay sonra ne olduğunu olumsuz yada olumlu burada sizlerle paylaşacağım. :)))
-
24 June 2015 Wednesday 20:56:38
Yani bana şunu diyebilirsiniz; " Hadi ordan şeker hastası değilsin! Neler çekildiğinden bihabersin ve ahkam kesiyorsun." Ben yazdıklarımın bi an yanlış anlaşıldığını düşünerek ukalalık etmek istemediğimi sadece düşüncelerimi paylaştığımı belirttim.
Karatay Hoca'nın söyledikleri bana mantıklı geliyor. Kitabını da satın almanıza gerek yok benim gibi internetten indirebilirsiniz. :))) Birçok bilgiyi zaten kaynağını belirterek kullandığını yazıyor. Hatta kitabında, "Ünlü Metabolizma Profesörü Sayın Ahmet Aydın'ın 7'den 70'e Taş Devri Diyeti" kitabından ve daha birçok araştırmadan ve yazıdan bahsediyor. Onun yaptığı doğru bildiğimiz yanlışları düzeltmek diyebilirim ve kitabında birçok konuya açıklık getirmiş ve toparlamış. Ayrıca içine kendi araştırmalarından ve doktorluğundan edindiği tecrübeleri ekleyerek orjinal bazı fikirlerle beslemiş. Doğal beslenmenin önemine vurgu yapmış.
Bu arada bu kitaptan bi kazancım yok. :))) -
24 June 2015 Wednesday 20:31:46
@sarikadir; Ahkam kestiğinizi söylemedim :-) Ama o kadar doğal bir dille anlatmışsınız ki güzel anlatmışsınız dedim. Zira benim diyeceklerim de çok farklı değil (gerçekten 10 yıldır Tip II diyabetliyim, daha doğrusu bu kadar süredir farkındayım).
Benim Karatay'ın ne diyeti ne de kendisi ile bir alıp veremediğim var, ancak diyabet konusunda çok sayıda kaynak inceleyince (yeterince zamanım oldu) çok kişinin çok şey dediğini duydum, bunların bir kısmı yine Karatay kadar saygıdeğer, ama onların düzleminde bir çıkış gerçekleştirmek (ticari kaygı) için pek çok şeyi genellemek zorundasınız (popülerleşme) ve bu tür yazarların yaptığı genellemeler bazen riskli de oluyor. Bir şeyi çok hararetli şekilde söyleme ihtiyacı duyduklarından okuyucu kitlesi de bunu abartarak alıyor. Karatay'ın dediği hiç bir şey kendi buluşu değil (kaçırdığım bir şey yoksa). Çoğu diyet kitabının yazarı da öyle.
Glisemik Endeks (GI), hatta Glisemik Yük (GL) konusu tabi doğru, hele hele diyabetliyseniz şeker bile ölçmeden kan şekerinizin o anki durumunu üç aşağı beş yukarı yediklerinizden tahmin edebilirsiniz (2 saat tokluk ve AKŞ için tabi, bir gece önceden yediklerinize göre). Can sıkıntısı, bazen kan şekerimi ölçmeden değer aralığı konusunda eşimle iddiaya bile girdiğim olmuştur :-). Yediklerinizin hangisinin GI'inin düşük olduğunu, hangisinin yüksek olduğu, ne kadar yediğiniz ve üzerinde ne kadar zaman geçtiği kafanızdaki bir sayaçta yazılı gibidir. Ama önemli bir konu var spor ve diyet yapınca bunu tahmin etmek zorlaşıyor, son bir senedir tahmin oyununda eşim kazanır oldu. Aslında demek istediğim o dur ki bir diyabetlinin işi ticari kitaplara kaldıysa sanırım ki artık biraz geç olur; bir replik vardı Yeşilçam filmlerinde "Allah'tan ümit kesilmez, modern tıpa her gün ilerliyor hanımefendi" diyen yaşlı, saçsız, kısa boylu bir doktor geldi aklıma :-).
Kullanmanız gerekip de kullanmadığınız ilaç da tehlikelidir. Belirtmişsiniz zaten, dediğim gibi özellikle anti-diyabetik ilaçlar için iki taraflı tehlikeli.
Sağlıklı beslenme ve spor şart, bu işi kadere bırakmamak gerekiyor, haklısınız.