Aylık Kalori Etkinliği
bkyavas
Üye Bilgileri
-
Üye Adıbkyavas
-
Üyelik Tarihi(Gizli)
-
Son Giriş Tarihi(Gizli)
-
Cinsiyet(Gizli)
-
Yaş(Gizli)
-
Boy(Gizli)
-
Kilo(Gizli)
-
İdeal Kilo(Gizli)
-
Yaşam Tarzı(Gizli)
-
Vücut Kitle İndeksi(Gizli)
-
Bazal Metabolizma(Gizli)
-
Kalori İhtiyacı(Gizli)
-
Ortalama Alınan(Gizli)
-
Ortalama Yakılan(Gizli)
-
Kalori Günlüğü Toplamı(Gizli)
-
Diyet Sonucu (Yaklaşık)-3.17 kg
-
27 March 2026 Friday
-
07 February 2025 Friday
-
26 December 2023 Tuesday
-
25 December 2023 Monday
-
30 March 2021 Tuesday
-
29 March 2021 Monday
-
21 January 2020 Tuesday
-
26 August 2019 Monday
-
25 August 2019 Sunday
-
24 August 2019 Saturday
-
23 August 2019 Friday
-
22 August 2019 Thursday
-
21 August 2019 Wednesday
-
20 August 2019 Tuesday
-
16 August 2019 Friday
-
15 August 2019 Thursday
-
14 August 2019 Wednesday
-
13 August 2019 Tuesday
-
12 August 2019 Monday
-
11 August 2019 Sunday
-
10 August 2019 Saturday
-
09 August 2019 Friday
-
08 August 2019 Thursday
-
07 August 2019 Wednesday
-
06 August 2019 Tuesday
-
05 August 2019 Monday
-
04 August 2019 Sunday
-
03 August 2019 Saturday
-
02 August 2019 Friday
-
01 August 2019 Thursday
-
31 July 2019 Wednesday
-
30 July 2019 Tuesday
-
29 July 2019 Monday
-
28 July 2019 Sunday
-
27 July 2019 Saturday
-
26 July 2019 Friday
-
25 July 2019 Thursday
-
24 July 2019 Wednesday
-
23 July 2019 Tuesday
-
22 July 2019 Monday
Fotoğraf Albümü
Ben başardım, siz de yapabilirsiniz!...
bkyavas • 2026-03-28 09:35:01
İrade (mi?).. Hayır, ihtiyacınız olan şey bu değil, irade neredeyse üçüncü planda. Acıkmamayı öğrenme, kararlılık, kaloriyi doğru yerden almayı bilme sanatıdır diyet. Salt kilo vermeye odaklanmak yerine, sizi kilolu yapmış olan şeyleri yapmaktan vazgeçmek, bunu canınızı sıkmadan yapabilmek, alışkanlıklarınızı belirleyebilmek çok çok daha önemli.
Vazgeçilmez diye kendinizi kandırdığınız beslenme ve yaşam şekillerinden kurtulmak aslında bir kararlılık, inanç ve korktuğunuz kadar olmayan bir zorlama ile mümkün. Elinizde bir fırsat var ve bu fırsatı size kilolu oluşunuz verecek. Kilonuz nedeniyle sağlıklı olmayı öğrenme fırsatını yakaladınız :-). Başarıya, varılacak bir sonuç olarak değil bir yaşam biçimi olarak bakmak kilo vermede de, verdiği kiloda kalmada da gerekli. Kilo vermeyi doğru olarak başardığınızda kilonuz artık öncelikle sağlıklı yaşamayı öğreniyorsunuz. Bu anlamda bir yaşanmış bir hayat bilgisi kitabı oluyor bunu öğrenme süreci.
Yaklaşık bir yıl içinde 126 kg’dan 88 kg’a indim. Hedefim belirli bir kiloya varmak değil, ömür sonuna kadar 80-90 kg arasında kalabilmek. Bu nedenle yaptığım şeye diyet demek istemiyorum, çünkü diyet denildiğinde ilk akla gelen şey birinin size verdiği yiyecek listesi, zaman olarak da sonu olan bir süreç. Ben böyle yaşayamam, iş yerine yiyecek taşımak, birinin boğazımdan içeri şu zamanda şu girsin bu girsin diye olan emirlerine katlanamam. İnanmalıyım, öğrenmeliyim, ve bunu ben yapmalıyım… Bu doğru beslenme olanağını bana kayda değer kaynaklardan beslenme ve spor konusunda yaptığım araştırmalar ve tabi ki diyetarkadasim.com sağladı.
KİLO VERME SÜRECİM ŞÖYLEYDİ;
Öncelikle yeme alışkanlıklarımı kontrol altına alma konusunun aşağıda belirteceğim süreçten çok daha önce başladığını belirtmeliyim, bunlar içinde en önemlisi pilav ve ekmek tüketimini çok daha önce, yıllarca önce bırakmıştım. Ancak "Evet ben bu işe başlayacağım ve bundan sonra artık böyle olacak" dediğim süreç 2014 yılı Temmuz-Haziran civarı başladı.
Diyabetli olduğum için ilk iş olarak kilo vermeme engel olacak bir problem olup olmadığını anlamak üzere bir endokrinoloji uzmanına gittim. Onun yönlendirmesi ile diyabet ilaçlarım güncellendi, düzenli olarak ilaçlarımı almaya başladım. Herhangi bir diyet veya kontrol uygulamadan, sadece genel olarak biraz az yiyerek, şekeri sıfıra indirerek, öğlenleri çorba ile geçerek ve ilaçlarımı düzenli olarak kullanarak 4 ay gibi bir sürede 118kg’a indim (-8kg kadar).
Bu süreden sonra yaklaşık bir yılda bu sitede kalori kontrolü yapmaya ve “doğru” kardiyo (tempolu yürüyüş) yapmaya başladım ve arada bir artıp azalarak ayda 2-4 kg vererek 90 kg’a (toplamda -40kg) kadar indim. Bunun 30 kg’ı bu site ile oldu.
Bu sürede içinde çok sayıda tahlil konusunun bulunduğu bir tahlil de yaptırdım. D vitamini biraz eksik çıktı, doktor yönlendirmesi ile takviye olarak sınırlı miktarda vitamin desteği (ilaç türünden) aldım.
Bu süre içinde istisnalar hariç olmak üzere;
- Şeker kullanmadım
- Beyaz ekmek tüketmedim, Wasa diye bir kraker buldum, süreceğimi ona sürdüm
- kahveme krema koymaktan vazgeçtim (şekerden beter) sert kahve içtim
- Tatlandırıcısız yapamadığım kahvede Stevia (şeker otu) ürünü kullandım
- Sabahları kefir içtim bir bardak, kendim yapıyordum, bazen bir kaşık keten tohumu ekliyordum
- Cips, patates, bira vb. yoktu (tabi ki)
- Ağırlıklı olarak yumurta, tavuk ve özellikle hindi göğüs eti, ton balığı konservesi, diğer balık türleri tüketiyordum
- Tam yağlı yoğurttan, zeytinden pek kaçmadım
- Peynir olarak lor peyniri veya labne tükettim
- Yiyebildiğim kadar yağsız olarak yiyordum, yağ koyuyorsam zeytinyağı oluyordu
- Fazla abartmadan yer fıstığı, fındık, ceviz, avokado gibi kalorisi bol ama sağlıklı gıdaları tüketiyordum.
Bu sürede;
“ARADA DOZU KAÇIRIP YİYECEKTE ABARTTIĞIM VEYA BİR İKİ HAFTA SPOR YAPAMADIĞIM ZAMANLAR DA OLDU, AMA BUNLARIN SÜREKLİ HALE GELMESİNE, ZAMANIN ÇOĞUNLUĞUNU ELE GEÇİRMESİNE İZİN VERMEDİM, BATTI BALIK YOK, BALIK YÜZMELİ ”
Kalori konusunda çok zorlamadım kendimi. Kalori tüketimim yüksek kilolu olduğum dönemde 3000 kcal civarıydı ben 1500-2000 kcal arası alıyordum. Şişman olmak gibi güzel bir şey yok kilo vermek için... Daha sonra tüketimim ağırlığım ile azaldığında bunu 1000-1500 kcal arasına indirdim.
Sporu akşamları yemekten sonra 1-2 saat sonra (diyabetten dolayı aç olmadan) açık havada tempolu yürüyüş olarak yapıyordum, 50 dk ile 1 saat arası süre ile 135 atım/dk nabız ile açık hava yürüyüşü yaptım. Başlangıçta 1 gün spor 1 gün dinlenme olan spor şekli sonradan 2 gün spor 1 gün dinlenme olarak arttı. Yağmur çamur, kar kış dinlemedim.
Spor konusunu, beslenme konusunu sürekli araştırdım.
Beslenmede temel olarak şu prensipte karar kıldım ve sağlığımı korudum:
“KALORİ ALINACAKSA BUNU SAĞLIKLI YİYECEKLERDEN ALMAK”
Bedene bir yararı olmayacak besinlerden (hızlı karbonhidratlar gibi) kalori almak bir süre sonra çok saçma gelmeye başlamıştı. Şunu defalarca kanıtladım:
“YÜKSEK GLİSEMİK İNDEKSLİ GIDALAR TÜKETMEDİĞİM İÇİN KARNIM ACIKMIYORDU”
Önemli bir şeyi keşfettim;
“KALICI ŞEKİLDE KİLO VERMEK İSTİYORSANIZ PSİKOLOJİNİZ İLE SAVAŞMAYIN, UZUN DÖNEMDE ALIŞKANLIKLARINIZI DEĞİŞTİRİN, KARNINIZI ACIKTIRACAK VE SAĞLIKSIZ GIDALARDAN UZAK DURUN”
ve bunun sonucu olarak da;
“DİYET VE SPOR BAŞLANACAK VE BİTECEK BİR ŞEY DEĞİLDİR, BİR YAŞAMA VE BİÇİMİDİR, KÖTÜYÜ ÖĞRENME VE ONUNLA KARŞILAŞMAMA BİLİNCİDİR”
diyebilirim.
Hedefim olan ağırlık bandını ortalayınca kendimi bu ağırlıkta mühürlemek için artık kardiyo yerine kas, dayanıklılık ve güç çalışmaya başlayacağım, bu çalışma ile ağırlığım göreceli olarak tekrar artacak sanıyorum ama artık yağ olmayacak, kas ağırlığım nedeniyle bu ağırlığa çıkacağım.
Profil Yorumları
-
05 June 2015 Friday 22:40:55
Kazın ayağı sadece öyle değilmiş, sanırım benim için en iyisi 122-140 bpm arası.
http://www.builtlean.com/2013/04/01/fat-burning-zone-myth/
Ama yine de 150 çok yüksek.130 +/- 5 iyi gibi... -
05 June 2015 Friday 22:30:06
Bu ara yeni aldığım nabızölçeri denedim bugün, 45 yaş için yaklaşık 175 maksimum değer, bazen 130, bazen 140 bazen de 150'leri gördüm, Normalde %70'in üstü (122) kaynaklardan bakınca fazla görünüyor. Sporda kendimi gereğinden biraz fazla yorduğumu anladım, tempomu biraz düşüreceğim.
Kaynak (Güzel kaynak)
http://wserver.flc.losrios.edu/~willson/fitns304/handouts/heartRates.html -
-
02 June 2015 Tuesday 21:40:03
Merhaba:) uyarınız için teşekkür ederim..günümün birkaç saatini spora ayırdığım doğru,hem de o bir buçuk saatlik yürüyüşte oldukça tempoluydum...mesele şu ki,benim yaşam şeklim extra hareketsiz...yaşantımın şu döneminde,iş hayatından uzaktayım,ama ev hanımıyım bile diyemem çünkü evde yardımcım var.,dolayısıyla ev işi,çocuk bakımı ya da işe giderken hazırlanıp çıkmak gibi en basit aktiviteler yok artık hayatımda....yaşadığım yerde bir noktadan diğerine yürüyerek gitmem imkansız,çünkü sokaklar çok sıcak ve çok pis..heryere arabayla gidip geliyorum..hatta onu bile ben kullanmıyorum,trafik ters olduğu için şöför var...anlayacağınız öylesine az hareket var ki hayatımda,ben de günün büyük kısmını spor salonunda geçirmekte buldum çareyi..şu anda ise türkiyede tatildeyim...hindistanda yapamadığum şeylerin acısını çıkarırcasına,atıyorum kendimi sokaklara,Her yere yürüyerek gidiyorum:)
Açıkçası fazla olabileceğini düşünmemiştim..anlattığım sebeplerden dolayı ama...yine de uyarınızı dikkate alacağım,teşekkür ederim:) -
-
-
28 May 2015 Thursday 14:07:22
Diyabetli olarak spor yapmak konusunda;
- Diyabetliyseniz "aç karnına spor yapmayın", Yemekten 1.5-2 saat sonrası ideal zamandır, yemekten hemen sonra da önerilmemektedir. Diyabet sadece şeker yükselmesi değildir. Şekerinizin aşırı düşmesi durumu özellikle spor yaparken dikkat etmeniz gereken bir konudur. Spor yapıyorsanız başlangıçta mutlaka spor öncesi ve sonrası şekerinizi ölçün, portatif kan şekeri ölçüm aletlerinden elinizde halen yoksa mutlaka edinin. Olması gereken seviye (emniyetli) kişiye göre değişebilir, doktrounuza sorun. Genel olarak yürüyüş öncesi veya sonrası ve sırası 80-90'ın altında olması tehlikeli olabilir, bu seviyelerde ise spora çıkmayın.
- Kendinizi, özellikle de ayaklarınızı yıpratacak bir spor yapmayın, yürüyüş veya bisiklet uygundur. Jogging (ritmik koşu) diyabetliler için önerilmemektedir. Özellikle ayaklarınızı su toplamaya karşı koruyun, spor sırasında tabanların, topuğun veya parmakların acıması ile karşılaşırsanız soğuyarak ı günkü sporunuzu hemen bırakın, iyileşmeden tekrar başlamayın. Diyabette ayak yaralarının iyileşmesi çok zor olabilmektedir.
- Hangi spor yapacaksanız en az 5 dk ısınma, bitirdikten sonra 5 dk soğuma yapın. Hangi sporu yapıyorsanız ısınma ve soğuma hareketleri bu sporun yavaş şekli olsun, herekete devam edecek ama sizi yormayacak bir tempo uygundur. Bu süreyi spordan saymayın.
- Spor yapılıp bırakılacak bir şey değildir, hayatınızın bir parçası olmalıdır. Zihninizde bunu kabul edip, alışkanlık haline gelmesini sağlayın.
- Diyabetliyseniz doğru ayakkabı seçimi çok önemlidir. En rahat ettiğiniz ayakkabınızı giyin, rahatsız ediyorsa mutlaka değiştirin. Düz tabanlı ayakkabılardan uzun durun, bildiğiniz spor ayakkabısı tercih edin. Spor ayakkabı seçimi sizi biraz uğraştırabilir. Spor ayakkabılar eskimemiş olsa bile bir süre sonra formunun kaybol ması yüzünden sorun yaratabilir, tipik bir ayakkabının ömrü 600km-1000km civarıdır. 1000km, yaklaşık 200 yürüyüş, Bir iki yıl süre edecektir. Ben Nike T-Lite XI Cross (erkek ayakkabısı) tercih ettim, fiyat ve performans açısından iyiydi. Çok iddialı, pahalı bir ayakkabı olması gerekmiyor, iyi ve rahat olması yeterli.
- Diyabetliyseniz ani sprint'lere dayalı sporları değil, kardiyovasküler düzende egzersizi tercih edin (kısa adı Kardiyo'dur). Şöyle ki;
* Yürüyüş, koşma, bisiklet, yüzme ve hatta beden üstü hareketler, aerobik vb. düzenli/ritmik efor harcayacağınız herhangi bir spor kardiyovasküler olabilir. Kesintili efor harcanacak takım oyunları, futbol, basketbol, voleybol vb. pek uygun değildir.
* Yürüyüş veya bisiklet gezinti şeklinde olmamalıdır, seri, bir yere yetişme temposunda topuklarınızın önce değdiği, kollarınızı sallayarak yapılan yürüyüş doğru yürüyüştür.
* Vücudunuzun en büyük kasları ile yapmanız veriminizi arttırır, en büyük kaslarımız bacak kaslarıdır, ikinci sırada göğüs ve sırt kasları gelir. Yürüyüş ve bisiklet en büyük kaslarınızı kullanmanızı sağlayacaktır.
* Amaç spor sırasında enerji ihtiyacınızın tamamı için gerekli oksijeni solunumdan almak, solunum ve nabzınızı sürekli bu seviyede tutmaktır. Bu nedenle temiz havada yapılacak sporlar salonda yapılacak sporlara tercih edilmelidir.
* Sırt ağrısı hissederseniz kalbiniz zorlanıyor demektir, birden durmayın ama yavaşlayın, bir süre sonra devam ediyorsa yalnız olmayacağınız bir yerlerde bulunun.
* Kardiyovasküler egzersiz yaparken nabız ölçmek pek pratik olmayabilir, nabız yerine nefesiniz ile ritminizi ayarlayabilirsiniz. Soluk soluğa kalmayın, yanınızdaki kişiye kelime ile bir şey diyebilecek ama cümle kuramayacağınız bir nefes temposu normaldir.
* Başlangıçta 1 gün spor bir gün dinlenme şeklinde gün aşırı yapın. Spora alışınca daha sonra arttırarak iki gün spor bir gün dinlenme gibi (2+1) devam edebilirsiniz.
* Yürüyüş ve benzeri En az 20 dk yapın, kesinlikle 1 saati geçmeyin. Profesyonel sporcular için dahi 1 saat üstü kardivasküler egzersiz 1 saatten sonra risk taşır.
* 15 dk'dan kısa spor kardiyovaskler egzersiz anlamında bir işe yaramaz, kaslarınız bu sürede ancak kendi içlerindeki glikojeni ve kandaki karbonhidratı yakarlar. BUndan dolayı 20dk'dan kısa olmamalıdır. Başlangıçta 20 dk, daha sonra 45-50dk'ya birkaç haftada çıkmak genelde tercih edilir.
- Kilonuz düştükçe aynı nefes orannı yakalamak için hızınızı yükseltmeniz gerekeceğini hissedeceksiniz (10kg gibi farklarda).
- Spor ve diyet, kalori kontrolü yaptığınızda şekerinizin "normal insan" seviyelerinde kalması olasıdır.
- Spor öncesi ve sonrası az karbonhidratlı birşeyler yemenizde yarar vardır. Ben bir muzu iki bölüp öncesinde yarısını, sonrasında yarısını yiyorum. Glisemik endeksi yüksek olmakla birlikte şeker seviyesini desteklemesi açısından bu miktar bir sorun yaratmıyor.
- Spora başlamadan önce 30 dk- 1 saat önce su için, bünyede susuzluk durumu ile karşılaşmayın. Çıkmadan önce de mutlaka tuvalete uğrayın.
- Sporda üzerinize en rahat edeceğiniz kıyafetlerinizi giyin, teri emecek cinsten olanları tercih edin, çorapsız çıkmayın, ter ve sürtünme sonucu olacak yaralara neden olmayın. -
-
-